serkanasm yazdı:Herhangi biriniz yada bir yakınınız 11 eylülden önce el kaide diye bir örgüt ismi hiç duydu mu?
Gerçekten merak ederek soruyorum. Ne ben duydum ne duyanı duydum.
Sizin duymuşluğunuz var mı?
Bir zamanlar "Hizbullah disketleri" diye bir "kavram" türettiler.Bu disketlerde "öz geçmiş"i bulunan herkesi tutukladılar.
Savcılar ve hakimler,sanıklara sadece "-Bu bilgiler doğru mu?" diye sordular."Evet" cevabını alınca da "tutuklama" yaptılar.
Çoğunun halen mehkemesi yapılmadı.
Yani...Hizbullah,namı ile yapılan "fişleme"ler,mahkemeler tarafından "resmi bilgi olarak teyid ve tahkim edildi.
Bu ne demek?...
Şu demek:...Hizbullah diye bir yasadışı örgüt ya da örgütlenme yoktur...Fakat,"devlet"in "hizbullah" diye tuttuğu resmi kayıt ve fişlmeleler vardır...
Şimdi de anlaşıldı ki:...Aslında bu kayıtları "devlet" de değil de "Ergenekon" diye bir yapılanma tutmuş.
Peki..Şİmdi..Ergenekon yargılanırken,Ergenekon fişlemeleri dahi deşifre edilirken, bu "hizbullah" tutuklamaları..Keza...El Kaide tutuklamaları neden mercek altına alınmaz?
Soru bu:..Cevabı da şu:
-Ergenekon denilen örgütlenme,içinde "yargı" olmadan mı gerçekleşmiş?..Ergenekon içinde yargı ve de özellikle "yüksek yargı" ve de çok özellikle Anayasal Yargı yoksa...Bu ne biçim derin devlet olmaktadır ki?
Fatsa'da bile..(Oniki Eylül öncesinde).Emniyet Müdürü,Kaymakam,Belediye Başkanı ve Savcı olarak örgütlenmiş olan bu tür bir yapılanma...İçine Türkiye'yş alacak şekilde örgütlenmeyi istediğinde "Yargı" neden dışarıda bırakıldı ki?
Yoksa..Onlar da "Ordu Günü Kutlaması" mı yapıyorlardı?
Biliyorsunuz...Haşim Kılıç,30 Ağustos kutlamalarında "öte"lenmişti.
Herkeslere selamlar.