Mütesavvifenin cahiller olanlarının haşa "Ben Allâh'ım" demek gibi açık küfürler işleyen kimseleri tekfir etmeye yanaşmamak suretiyle yaptıkları gevşeklikleri yapmaya kalkmayalım. Sarih (apaçık, belirgin) olan küfür sözü için tevil yapılamaz, tevil kabul edilemez geçmiş bazı alimlerin belirttiği gibi.
Ene allah diyen bir tek mutasavvıf duymadım.
enel hakk diyen hallacı mansurun sözü ise tevil edilebilir.
Bu onun tekfir edileceği anlamına gelmez...
Sana göre hallacı mansurun "Ben Allâh'ım" anlamına gelen "Ben hakkım" sözü tevil edilebiliniyorsa, ki bu sözünün hiç bir doğruluk payı yoktur, o zaman halife El-muktedir billah günlerinde bağdattaki kadılık makamına getirilmiş kadı Ebu Ömer el-malikî neden hallacı mansurun aleyhinde ağır bir hüküm verdi? Dolayısıyla hallacın elleri ve ayakları kesildi, boynu vuruldu, cüssesi yakıldı ve külleri dicle nehrine atıldı. Bu uygulama ise hallaciye olarak tanınan takipçilerini vazgeçirmek için yapılmıştır.
ilmi siyase'den bi haber...böyle bir katliamdan sonra hallacı mansurun takipçileri ebedi vazgeçmezler...enel hakk, ben Allah'ım anlamına hiç bir zaman gelmez...o işin bahanesi idi...sadece sufilerin hallacı mansuru değil, başka başka nice alimlerde saltanat uğruna katledildi...evet, hakikati yaşadığı için enel hakk demiş ise hallacı mansur, el hakk doğru söylemiştir...









