Misakonline

Ahidlerin En Güzeli

Sufilik mi Selefilik mi?

İslam onu anlamak , yaşamak ve anlatmaktır.Her türlü İslami Konuyu burada gündeme getirip, açıklayıp yada sorabilirsiniz.

Sizce hangisi daha doğru?

sufilik
28
32%
selefilik
31
35%
ikisi de doğru ve hak
21
24%
ikisi de yanlış
8
9%
 
Toplam oy : 88

Re: Sufilik mi Selefilik mi?

İleti Ebu Huzeyfe » 11:07 12-Mayıs-2009

Al-Qaeda yazdı:saptırma falan yok kardeşim Selefilik Hak yoldur o kadar! bugün kökten dinci tabirine uyanlar selefilerdir aralarında bulunun sonra başka bir ortama geçim ılımlı rüzgarları hissedeceksiniz. Gerçek İslam'dır Gerçek İSLAM! katıksız saf haliyle bid'attan uzak!
selametle..

Selefilik ikiye ayrılır:

A) Gerçek selefilik ki ağırlıklı olarak Hanbelilerdir. Onlar selef-i salihinin yorumsuz ve TEVFİZ esasına dayalı akaid prensiplerini almışlar ve bunu korumuşlardır.

Bu manadaki selefilik, hak olup Ehl-i Sünnetin üç mezhebinden birisidir.

B) İlk başta Harici olarak ortaya çıkan isyancıların asırlar sonra yeniden Vehhabi olarak ortaya çıkmaları da ümmete oldukça zarar vermişse de zamanla o da tarihin tozlu sayfalarına gömüldü. Günümüzde ise aynı güruh çok farklı görüşlerle ama TEKFİRCİLİK ortak nokta olmak üzere yeniden hortladı. Bu sefer adını selefilik koydu. Böylece daha fazla kargaşa ve kaosu gerçekleştirecekti.

Nitekim öyle de oluyor!

Bugün selefiliğe bu sapıklar yüzünden itibar edilmez oldu. Üstelik hak bir mezhebin arkasına sığınmaları işi iyice zora soktu. Kızıl inançlarını yeşil renge boyamaları meseleyi girift hale getirdi. Bunlar da kendi içlerinde parça parça olup her hizip yanındakini yegane hak sanıp onunla sevinmekte.

(Her hizip kendi beraberlerindeki ile sevinip şımarmakta) ayet
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13622
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: Ankara

Re: Sufilik mi Selefilik mi?

İleti tÜrkÜ » 11:48 13-Mayıs-2009

ben tasavvufi yazıları, 'bilmeye' ve 'anlamaya' yönelik gayretleri çok begenerek okuyorum.. :gul2: diger yandan selefi denilen zümrenin duruşlarını, kararlılıklarını, ibadet ve taatde ciddiyetliklerini de ziyadesiyle çok begeniyorum..sanki öz, samimim ruhları birbiriyle özdeşleşse asr-ı saadetin nesli türeyecek gibi bir düşüncem var. kutuplaşmalar, robotlaşmalar, lakaytlaşmalardan daha öte, anladıgımız bir ortak kazanımımız olmalı..olsa keşke.. :agl2:
Kullanıcı avatarı
tÜrkÜ
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 342
Kayıt: 02:21 14-Ocak-2007
Konum: Türkiye

Re:

İleti hikem » 16:58 30-Mart-2010

Ebu Huzeyfe yazdı:Sufiler, selefileri sapıklıkla, selefiler de sufileri hurafelerle suçlayadursun, bu konuda en güzel ve en mutedil yaklaşımı şehid Hasan El-Benna göstermiştir. Şöyle ki;

"Biz ne sufiyiz ne de selefiyiz!" yerine "Biz hem sufiyiz hem de selefiyiz!" sloganını kullanmıştır.

Gerçekten bu mümkün mü?

İmamın öncesinde Şazeli tarikatına intisabı vardır. İzlediği metod ise selefiliğe daha yatkındır. Bu yüzden onun hareketi tüm müslümanlar tarafından ilgi ve kabul görmüştür.

İki tarafından doğru ve güzel yönlerini almak ve yanlış ile hatalı yönlerini bırakmak. Aslında bütün mesele bu! Yoksa çatışmalardan her zaman kaos oluşur, bu da en çok küffarın ve İslam düşmanlarının işine yarar.

Selam ve Dua ile...



Selefilik diye bir mezheb , varsa bu mezhebin Eş'arilik ve Maturidilikten ayrıldığı yerleri ve mezhebin mutekaddim ve muteahhir uleması ve eserlerini bilmek isterim.Saniyen İmam El-Bennanın Selefi olduğu iddiası doğru değil.Risallerinden böyle bir şey anlaşılmıyor.İddia ednler ilmi noktadan ispat etmeliler ki, biz de istifade edelim.vesselam
hikem
 
İleti: 7
Kayıt: 20:48 06-Şubat-2010

Re: Re:

İleti Ebu Huzeyfe » 05:06 31-Mart-2010

hikem yazdı:Selefilik diye bir mezheb , varsa bu mezhebin Eş'arilik ve Maturidilikten ayrıldığı yerleri ve mezhebin mutekaddim ve muteahhir uleması ve eserlerini bilmek isterim. Saniyen İmam El-Bennanın Selefi olduğu iddiası doğru değil.Risallerinden böyle bir şey anlaşılmıyor.İddia ednler ilmi noktadan ispat etmeliler ki, biz de istifade edelim.vesselam

Resim

KELAMCILAR VE SELEF EKOLÜ

Bildiğimiz Maturudilik ve Eşarilik Peygamberimizden a.s. tam 300 sene sonra ortaya çıkmıştır. Ondan önce Selefilik vardı. Selefilik; müteşabih ve zorlu naslara ve dahi girift imani meselelere Selefin yaklaştığı gibi tevfizci (Allah'a havele etmek) yaklaşmayı benimsemektir.

İlk 3 asırda çıkan sapık akımlara karşı direniş gösteren Selefilik onlara karşı savunmada başarısız olduğu için İmam Maturudi ve İmam Eşari kelam ekolünü geliştirmişler ve Ehl-i Sünnetin savunma kanadını da güçlendirmişlerdir.

İşte bundan sonra Hanefiler (neredeyse hepsi) Maturudiliğe yönelmiş ve onun öğretilerini ve metodunu benimsemişlerdir. Şafiilerin ve Mâlikilerin çoğunluğu ise İmam Eşari'nin öğretilerini ve metodunu benimsemişlerdir. Hanbelilerle diğer üç mezhepten kelam ekolünü benimsemeyenler ise eski metod üzerine kalmayı yeğleyip Selefilik ekolünü sürdürmüşlerdir.

Selefilerin kelamcılar gibi uzun uzadıya eserler yazmaya ihtiyaçları yoktur. Çünkü kelamcıların uzun uzadıya tartıştıkları ve izah ettikleri meseleleri zaten onlar tevfiz metodu ile "işin aslını Allah'a havale ediyoruz" diyerek son noktayı koymuşlardır. Şimdi sırf tevfiz için kitap yazmaya değer mi?

Ama yine de yazanlar da yok değildir. Tarihte de tek tük olmuştur, günümüzde de azımsanmayacak kadar eser telif edilmiştir. Tarihten şu an aklıma hemen Lâlikâi ile İbni Ebiz Izz geliyor. İkincisinin aynı zamanda Hanefi olduğunu da hatırlatırım.

Günümüzde ise Ahmed Şakir, Sefer Havaley, Selman b. Avde, Salih Âl-i Fevzan gibi alimlerin olduğunu hatırlatalım. Son olarak Vakit Gazetesi tarafından dağıtılan bir akaid kitabının da selefilik mezhebi üzerine yazıldığını ve gayet mutedil bir eser olduğunu da vurgulamak egrek.

Selam ve Dua ile...
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13622
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: Ankara

Re: Sufilik mi Selefilik mi?

İleti Ebu Huzeyfe » 03:45 01-Nisan-2010

ÖVÜLEN VE YERİLEN İHTİLAF

İslam düşünme özgürlüğünü savunur. Bu yüzden ayetlerde defalarca "düşünmez misiniz?, akletmez misiniz?, öğüt almaz mısınız?" gibi ifadelerle düşünmeye teşvik eder! Bazen zorla düşünmemiz için sorular sorar; "deveye bakmazlar mı, nasıl yaratıldı? ya göğe, nasıl yükseltildi?..."

Ama İslam aynı zamanda prensip sahibi bir dindir ve düşünceyi de kontrol altına almıştır. Yani rastgele canınız istediği gibi düşünün değil! Düşünmenin de bir adabı, kuralı ve prensibi olur! Yoksa onun adı düşünce değil, apaçık sapıklık olur.

İnsan düşünmeye başlayınca ihtilaf da başlar! Çünkü herkes aynı düşünmez. Farklı düşünmenin adı da ihtilaftır. Bu ihtilaf iki türlüdür:
a ) İnançta olan ihtilaf
b ) Fıkıh, siyaset, metod ve diğer alanlarda olan ihtilaf

İhtilaf tefrikaya sebep olmadığı ve ana caddeden uzaklaşmadığı sürece zenginlik ve rahmettir. Bu akaidde de olsa... Ancak burada önemli olan; bu ihtilafın ümmete ne verdiğidir. Mesela "Rahman arşa istivâ etti". Buradaki istivânın keyfiyetini bilmenin şu an ümmete faydası nedir? Peki, ruh ve kader meselelerini kurcalamanın faydası nedir? İman artar mı eksilir mi? Faydası nedir? Allah gökte midir her yerde midir hiç bir yerde midir? Birini seçen diğerini seçene göre Müslüman mıdır? Bunların manası nedir? Kur'an mahluk mudur? Peki, harfleri, telaffuzu vs?

Bu meseleler geçmişte önem arz etmiş olabilir. Bu yüzden de uzun uzadıya tartışılmıştır. Tartışanlar da tartışmayanlar da doğrusunu yapmıştır. Çünkü tartışanlar, Ehl-i Sünneti müdafaa adına tartışmışlar ve başarılı (genel olarak) bir sınav vermişlerdir. Tartışmayanlar ise, imanın susmakta ve tevfizde daha salim olduğunu savunmuşlardır ve doğru da söylemişlerdir.

Günümüzde bunların tartışmanın hiç bir müslümana, bidatçiye ve kafire faydası olmadığında ilim ehli müttefiktir.

Ancak bendeniz yine de görüş olarak ilim talebelerine belli bir aşamadan sonra öğretilmesi ama dikte edilmemesi taraftarıyım. Geçmişimizden bihaber olmamız da -en azından ilim ehli açısından- düşünülemez!

Diğer alanlardaki -itikad dışında- ihtilaflar da genel prensip ve çerçevenin dışına çıkıyorsa, tehlikesi itikatte olan ihtilaftan az değildir. Mesela birisi dese ki; "yahu şu Müslümanlarla bir iş yapamıyoruz, ben kafirlerle ortak hareket edip İslam'â hizmet edeceğim, onları kendi davam için kullanacağım", o zaman bu ihtilafı itikatteki ihtilaftan daha az zararlı olmaz. Nitekim bunu sözle ifade etmese de fiilen uygulayan çok cemaat ve grup var!

İşte genel prensiplerin dışına çıkan ihtilaf Kur'anda yerilmiştir ve İslam literatüründe adı daha çok tefrika, bid'at ve sapıklık olarak yerini almıştır.

Yukarıdaki üç mezhebin böyle bir durumu yoktur. Vardır diyen sadece kendi cehaletini ortaya koymuştur. Nice Maturudi Eş'ari veya Selefiden ders almıştır. Nice Eşari diğer mezheplerden hocalar edinmiştir. Bunun örnekleri sayılamayacak kadar çoktur. Hiç bunlar aralarındaki ihtilafı rahmet ve zenginlik değil de, tefrika ve sapıklık görseydi, durum böyle olur muydu?

Yazmadan ve söylemeden önce meselenin aslını öğrenmek lazım! Kaynak; Kur'an, Sünnet, Ulemanın eserleri ve sarih (hastalıklı olmayan) akıl olmalıdır. Kaynağı işkembe ve hevâsı olan birisi ile burnunuz sadece leşin içinde kalır ve onu asla oradan çıkaramazsınız. Çünkü klavuzu karga olanın burnu leşten veya başka pisliklerden kurtulmaz!

Selam ve Dua ile...
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13622
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: Ankara

Re: Sufilik mi Selefilik mi?

İleti Ebu Huzeyfe » 23:38 26-Ocak-2016

ondanbaskayok yazdı:Vehhabileri ehli sünnet uleması bilhassa Osmanlı uleması tekfir etmiş ve sahabeyi aleyhimurrıdvan tekfir etmeyen şii bidatçı olsa da mü'mindir ama vehhabi tecsim ve tekfir itikadından dolayı kafirdir mürteddir buyurmuşlardır.Son zamanlarda suudla yakınlaşma ve ülkedeki selefi kod adlı vehhabi nüfusunun artmasından dolayı birçok ehli sünnet onları da sünni görmeye başlamışlardır.Halbuki vehhabiler apaçık mücessime kafirleridirler.

Vehhabileri tekfir eden Osmanlı alimlerinden kaynakları ile beraber bir kaç örnek verseniz...

Biz böyle bir alim bilmiyoruz, duymadık da...
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13622
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: Ankara

Önceki

İslami Konular



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Bing [Bot] ve 1 misafir

Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group • phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
Theme created by StylerBB.net
cron