ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İslam onu anlamak , yaşamak ve anlatmaktır.Her türlü İslami Konuyu burada gündeme getirip, açıklayıp yada sorabilirsiniz.

ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti angutomer » 15:31 09-Mart-2010

ÖMER ÖNGÜT P K K’DAN DAHA ZARARLIDIR. SAHTE ŞEYH ADAPAZARI KUZULUKTA VE ORANIN KRAL DAİRESİNDE KADIN MÜRÜDÜYLE GÜVENLİK GÜÇLERİ TARAFINDAN BASILMIŞ, SORGULANMIŞ AMA KİMSENİN RUHU DUYMAMIŞ...
Ömer öngüt Ölme yaşına gelmiş yaşı 80 e 85’e dayanmış hala bekarmış. Ayakkabı tamircisi iken Allah dostu oluvermiş hemen!!! Ondan sonra kendinden olmayanları göndermiş Cehenneme! Onları kifürle nitelemiş. Tekfir etmiş
Bu hadiseleri emniyet amirinin şoFörü anlatmış bizim hocaya;
- Yahu demiş bu işleri duyup görünce tiksindim ve iğrendim. artık nefret ediyorum bunlardan demiş. Adapazarı Akyazı Kuzulukta emniyet amiri kimse o bilir emniyet amirinin şoförü kimse o çok iyi bilir
- . Allah sonumuzu hayır eylesin.
OKUMA YAZMASI BİLE OLMAYAN OMER dede 18'lik BİBİ'yi DİNİ İSTİSMAR ederek İSLAM DİNİNİ KENDİ DÜNYEVİ MENFAATLERİNE ALET EDEREK ALMASI BENİM ZORUMA GİDİYOR. YOKSA BAŞKA ZENGİNİN BİRİ DE 18 YAŞINDA BİRİ İLE EVLENMİŞ. DİNEN HİÇ Mİ HİÇ BİR SAKINCASI YOK. YOK EFENDİM BEN SENİ RÜYAMDA GÖRDÜM. EVLENİRKEN GÖRDÜM DİYE BABASINI DA KANDIRMIŞ.

BU HADİSELER ÜZERİNE ÖMER ÖNGÜTÜN BİR TAKIM GİZLİ GÜÇLER TARAFINDAN KULLANILIYOR.

ÖMER ÖNGÜTÜN FAALİYETLERİNİN YANSIMASI TOPLUMU GERMEKTEN BAŞKA BİR EY OLMAYACAK.

ONUN MENSUPLARI ÇOK MU ÇOK RADİKAL. KENDİLERİNDEN OLMAYAN HELE BAŞKA BİR CEMAAT MENSUBU İSE ÖMERİN HEDEF GÖSTERDİĞİ BİRİ CEMAAT MENSUBU BİRİ İSE O ZAMAN DÜŞMAN OLARAK GÖRÜLÜYOR. İKİ MÜSLÜMANI SİZ ANCAK BU KADAR ZIT KUTUPLARA SEVKEDEBİLİRSİNİZ. BU AÇIDAN TOPLUM MÜHENDİSERİNİN YAPMIŞ OLDUĞU PLANLI ÇALIŞMALAR NETİCESİNİ MEYVESİNİ VERMEYE BAŞLAMIŞ DEMEKTİR. YA BUNUN ÖNLEMİ ALINMAZSA P K K 'DA OLDUĞU GİBİ BÜYÜR BÜYÜR VE GELECEK TÜRKİYEMİZ İÇİN HAKİKATEN BİR TEHLİKE OLUŞTURUR.
Sağlıcakla kalınız. Esselamü ala’ men ittebe’al-hüdaa. Hidayete tabi planlara selam olsun...


İŞTE BU MANADA BİR GAZETE KÖŞE YAZISI....



Ergenekon soruşturmasında tutuklanan eski asker avukat Serdar Öztürk`ün bürosunda ele geçirilen ve Nisan 2009`da Deniz Piyade Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlanan planın `Medya Faaliyetleri` bölümünde geçen iki isim pek çok insanı şaşırttı.
Bu iki isimden biri Allah`ı gördüğünü, onunla konuştuğunu, onun sözleriyle yeni bir kitap yazdığını iddia eden, kısacası peygamberliğini ilan eden eski Türkiye İşçi Partili ve Devlet Planlama Teşkilatı çalışanı, yeni mehdi İskender Evrenesoğlu, diğeri ise Düzce yakınlarında faaliyet gösteren Yugoslavya göçmeni bir tarikat şeyhi olan Ömer Öngüt. Öngüt`ün özelliği ise dinlerarası diyalog çalışmalarına muhalif olması ve Fethullah Gülen cemaatini ve daha birkaç cemaati daha önce kafir ilan etmesi.
Görüldüğü gibi Ömer Öngüt, diğer örneğe göre biraz daha ciddiye alınabilecek pozisyonda. Bu durumda `TSK`nın İskender Evrenesoğlu gibi peygamberliğini ilan eden biriyle ne işi olabilir?` sorusu elbette pek çok iyi niyetli, ülkesini ve devletini ve elbette ordusunu seven vatandaşın zihnini kurcalayacaktır. Geçmişi biraz hatırlamayı başaranlar ise Ergenekon davası sürecinde sık sık çeşitli bağlantılarla ortaya çıkan 28 Şubat tarikatçılarını anımsayacaklar ve olaylara daha temkinli yaklaşacaklardır.
Bu yeni plana göre, TSK Evrenesoğlu ve Öngüt`le ne işi olduğunu şu sözlerle açıklıyor:
`- İskender Evrenesoğlu, Ömer Öngüt gibi hazırda beklettiğimiz elemanlara medyatik eylemler ve söylemler yaptırılacak ve bu kişiler FG`ciler başta olmak üzere diğer irticai gruplarla özdeşleştirilerek, kamuoyunun tüm bu gruplar arasında benzerlik kurması sağlanacaktır.`
Bu cümleden müridleri ve sevenleri tarafından `efendi hazretleri` olarak görülen bu efendilerin `hazırda bekletilen elemanlar` olduğnu anlıyoruz. `Peki bağlantı nasıl kuruluyor?` derseniz, bu sorunun cevabını da daha önce yayınlanmış bir haberde buluyoruz.
Bakın Tümamiral Ali Deniz Kutluk`la İskender Evrenesoğlu`nun yolları nasıl kesişiyor...
2008 yılında Chronicle Dergisi`nin 11. sayısında yer alan bir haber eski TİP`li mehdi Evrenesoğlu`nun ilginç yaşam öyküsünü anlatıyor. İşte o haber:
`Allah`ı gördüm, onunla konuştum`
Nevi şahsına münhasır bir kişilik olan İskender Evranosoğlu`nu geniş kitlelerin tanıması 1986 yılına rastlıyor. Devlet Planlama Teşkilatı`nda çalışırken yazdığı Risalet Nurları adlı kitabı yayınlanıp, irticai faaliyette bulunduğu gerekçesiyle tutuklanınca hakkında çok konuşuldu. Serbest kalınca çalışmalarına kaldığı yerden devam eden Evranosoğlu şimdi ABD`de yaşıyor. Ama burada kurduğu Mihr Vakfı aracılığıyla kendi İslam görüşünü yaymaya ve tüm Müslümanları kurtarma çalışmalarına devam ediyor.
İskender Evronosoğlu`nu kamuoyu kendisini mehdi ilan etmesi ve bunun devamında gelişen tartışmalar çerçevesinde tanıyor. Hatırlatma olarak Evranosoğlu`nun mehdi olduğuna dair kanıt olarak gösterdiği fotoğraflardan da bahsetmek gerek. Bu fotoğraflarda İskender Bey`in başının üzerinde bir ışık çemberi bulunuyor. Evranosoğlu söz konusu fotoğraflara herhangi bir müdahale yapılmadığını, başının üzerinde görünen ışığımsı görüntünün, gerçeği yansıttığını ve bunun Allah tarafından bahşedilen bir `nur` halkası olduğunu iddia ediyor. Yazının ilerleyen bölümlerinde Evranosoğlu`nun bu konudaki açıklamalarını da okuyacaksınız.
Bir de söz konusu kişinin adıyla ilgili bir sıkıntımız var. Adı İskender Evranosoğlu, fakat bazı kaynaklarda İskender Erol Evranosoğlu diye geçiyor. Her ne kadar çevresi ona `İmam İskender Ali Mihr` diyorsa da bu yazıda kendisinden İskender Evranosoğlu diye bahsedeceğiz. 1933 yılında İznik`te dünyaya gelen Evranosoğlu, soyunun Bozoklu Han`da başladığını ve Gazi Evrenos Bey ile devam ettiğini belirtiyor. İlk, orta ve lise eğitimini Bursa`da tamamlayıp, 1956 yılında ise İstanbul Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu`nda banka ve muhasebe bölümünden mezun olan İskender Bey, ODTÜ`de de ekonomi mastırı yapar.
TİP`den mehdiliğe
Askerlik görevini 1958 yılında Kore`de tamamlayan Evranosoğlu Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Vakıflar Bankası, DTP(Devlet Planlama Teşkilatı) gibi bir çok kamu kuruluşunda çeşitli mevkilerde görev yaptı. Kamuoyunın Evranosoğlu ile tanışması DTP`de görev yaptığı döneme rastlıyor. Gençlik yıllarında TİP`de (Türkiye İşçi Partisi) için çalışan Evranosoğlu, ne olduysa hayata ilişkin yolunu değiştirir ve kendisini dine verir. Evranosoğlu`ndaki bu soldan sağa geçiş çok keskin olur. Kendi içinde yaşamaz İslam`ı. Yani hayat yolunu değiştirmek yetmez, bununla kalmaz. İslam dinini kendince yorumlayıp, bunu çevresindekilerle paylaşıp, düşüncelerini fiiliyata dökmeye başlayınca irticai faaliyetlerde bulunduğu gerekçesi ile tutuklanır. Serbest kaldıktan sonra, çalışmalarını daha rahat yürütebilmek için 1989 yılında `Medeniyet, İrfan, Hayır, Ref Vakfı` nı kurdu. Vakfın adını ise vakfın tam adının baş harflerinden oluşan `MİHR` koydu. Mihr grubu, vakfın kuruluş nedenini ve faaliyetlerini şöyle özetliyor: `...İslam, modern teknoloji, nükleer fizik, kimya, enerji, ekonomi, finans, iş etüdleri alanında çalışmalar yapmak, yurt içinde ve dışında bu ilimlerin gelişmesi istikametinde konferans ve seminerler düzenlemek...`
Evranosoğlu Mihr`e neden gerek olduğunu şöyle açıklıyor: `Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Biz çok elli, çok sesli bir dizaynın sahibiyiz. Mihr Vakfı, Türkiye`nin ve İslam`ın geleceğe açılan bir kapısıdır. Gelecek; dünya üzerinde yeni olayların vücuda geleceği ve dinlerin tek bir din olarak biraraya getirileceği, bütün dinlerin aynı çatının altında birleştirileceği bir vasıf taşımaktadır...`
Bu arada Evranosoğlu`nun etrafında tabir uygunsa müridleri toplanmaya başladı. 1992 yılında baş yazarlığını yaptığı, Mihr adlı bir de dergi çıkarmaya başladı. Yayıncılık faaliyetleri dergi ile sınırlı kalmadı; Denizli`de yayın yapan Mihr TV`de işin içine girdi. Fakat bu televizyon kanalı RTÜK tarafından 1995 yılında kapatıldı.
Kitabı bana Tanrı yazdırdı
Asıl patırtı İskender Evranosoğlu`nun tanrının ona yazdırdığını iddia ettiği `Risalet Nurları` adlı kitabını yayınladığı döneme rastlıyor. Kendisi için Resul diyen Evranosoğlu bu kitabı Tanrı`nın ona vahiy yoluyla yazdırdığını iddia edince hem dikkatleri, hem de yoğun eleştirileri üzerine çekti. DPT`da çalışırken tutuklanmasına ve DGM`de yargılanmasına bu kitap neden oldu. 90`lı yıllarda adı bir de peygambere çıkınca artık Diyanet İşleri Başkanlığı da devreye girdi ve Evranosoğlu`nun ciddiye alınmaması gerektiği ve yayınlanan kitabının hiçbir şekilde bilimsel bir yanı olmadığı konulu bir açıklama yaptı. Bu olay ile birlikte İskender Evranosoğlu bir karar verdi ve Türkiye`den ayrılarak ABD`de yaşamaya başladı. Buradan Evranosoğlu`nun ideallerinden vazgeçtiği anlaşılmasın. O ABD`de, kurduğu Mihr Vakfı burada çalışmalarına devam etti. Evranosoğlu teknolojinin tüm nimetlerini kullanarak kendi İslam algısını yaymaya ve yaşatmaya devam ediyor. Yurt içindeki konferanslarının yanı sıra Almanya, Azerbaycan, Belçika gibi ülkelerde de konferanslar verdi. Gerektiğinde uydu üzerinden Türkiye`nin muhtelif yerlerine ulaştı ve takip edenlerine fikirlerini anlatmaya devam etti. Evranosoğlu`nun dikkat çeken bir diğer çalışması da `Univercity of Allah` yani `Allah`ın Üniversitesi`. 1 Nisan 2000 yılında kurulan bu `Üniversite` internet üzerinden eğitim veriyor. Tüm eğitim ve iletişim internet üzerinden yapılıyor. Kendilerine göre bir müfredatları, sınav sistemleri mevcut. Üniversitenin önemini internet üzerinden öğreniyoruz: `Kainattaki ilk ve tek Allah üniversitesi.` Univercity of Allah`ın amacı tüm dinleri tek bir çatı altında birleştirmek. Üniversitenin rektörü elbette İskender Evranosoğlu!
Solculuktan dönen, kendini dine veren Evranosoğlu neden bu kadar dikkat ya da tepki çekti? Evranosoğlu`nun kendi kaleminden durumun izahı şöyle: `...Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım ve insafla düşünelim. Eğer Allah`ın insanları dünya ve cennet saadetine götürecek olan bütün bu temel farzları ondört asırda yok edildiyse, din öğretenlerin artık bu farzlardan haberleri yoksa, insanlara bu farzları öğretmiyorlarsa bütün İslam alemi cehenneme ve mutsuzluğa mahkum edilmişse Allah u Teala ne yapacaktı? Yapacağı bir tek şey vardı. İnsanların artık bu farzları tamamen unuttuğu kesin olduğuna göre hiç kimse bu farzlardan artık haberdar olmadığına göre İslam alemini kurtarmak isteyen bütün dünyaya İslam`ın yeniden yayılmasını isteyen Allah u Teala ne yapabilirdi? Bir vazifeli kılabilirdi. Bu unutulan farzları yeniden ihya edecek olan, bütün insanlığa yeniden öğretecek olan bir kişiyi vazifelendirmesi gerekiyordu. Allah u Teala işte bunu yaptı. Biz o vazifeliyiz...`
Evranosoğlu kendisini İslam alemini kurtarmakla vazifelendirilmiş sayıyor. Ama onun gibi düşünmeyenler çok. Karşı görüştekilere verdiği yanıt ise şöyle: `Durum Türkiye`deki din adamları açısından gerçekten utanç vericidir. Bu insanlar dinlerini bilmiyorlar. Bir din öğretimi düşünün ki ne din öğretenleri ne de din öğrenenleri kurtaramaz. Ve şu anda bu ülkedeki bütün din adamları, bu ülkenin masum insanlarını, samimiyetle dinlerinin gereğini yerine getirmek isteyen insanları sadece cehenneme götürmekle vazifeli bir durumdadırlar. Buna angaje olmuşlardır ve zaten cehenneme doğru gidiyorlar. Ve bütün ikazlarımıza rağmen din adamları bu söylediğimiz ayetleri inceleyerek öğrenip Allah`ın Kur`an `nun iddiaları devam ediyor. Kendisi ve bazı arkadaşlarının Tanrı ile görüştüğünü söylüyor. Hatta büyük tartışmalar yaratan kitabı Risalet Nurları`nın, Tanrı`nın kendisine vahiy yoluyla yazdırdığını iddia ederek, insanları büyük şaşkınlığa uğratıyor. Peygamberlik ve vahiy yoluyla yazdığını söylediği kitaba ilişkin açıklaması ise şöyle: `...Biz peygamber değiliz. Hiç bir zaman peygamberlik iddiasında bulunmadık. Allah u Teala`nın bize yazdırdığı Risalet Nurları isimli kitabın beşinci sayfasında Allah bizim nebi olmadığımızı yani peygamber olmadığımızı söylüyor. 37. sayfasında ise dünya üzerinde peygamberlerin dışında birisine ilk defa Cebrail A.S.`ın göründüğünü söylüyor. Peygamberlerin dışında birisi. İşte bu biziz...`
Ne Arapça bilen, ne de Kur`an`ı tecvidle okuyabilen İskender Evranosoğlu`nun bu konuya ilişkin bir de açıklaması var: `Biz Kur`an`ı Allah`tan öğrendik. Hiç kimse şu dünya üzerinde bize Kur`an öğretmedi. Biz Kur`an`ı Allah`tan öğrendik, zaten bunun ispatı kesin olarak ortadadır. Eğer bugün bizim söylediğimiz hakikatleri yani insanları cennet ve dünya saadetine ulaştıracak olan bütün farzların ortadan kaybolduğunu hiç kimse bilmiyorsa, kitaplar yazmıyorsa ve bunları sadece biz söylüyorsak ve Kur`an-ı Kerim` şu anda dünya üzerinde en iyi bilen kişiysek o zaman biz Kur`an-ı Kerim`i Allah`tan öğrendik. Lütfen dikkat buyurun. Biz herhangi bir tarikat değiliz. Biz MİHR Vakfı`nın genel başkanıyız. MİHR Vakfı, 1989 yılında mahkeme kararıyla kurulan ve görevi İslam`ı, Kur`an`ı, tasavvufu insanlara anlatmak olan bir vakıftır. Bu vakfın genel başkanı olarak biz hayatımız boyunca hep insanlara Kur`an-ı Kerim`i, hep insanlara Allah`ın dininin bütün güzelliklerini anlatmakla vazifeliyiz. Ve bu vazifeyi biz Allah`tan aldık ve hep hayatımız boyunca buna kendimizi hasredeceğiz. Şunu kesin olarak söylüyoruz ki Arapça`yı doğru dürüst telaffuz edemeyen Kur`an-ı Kerim`i tecvidle okuyamayan bu kişi, yani biz bütün din adamlarına Kur`an`ı öğretmekle vazifeli olan kişiyiz ve hepsi Kur`an-ı Kerim`i, bu Kur`an-ı Kerim`i tecvidle bile okuyamayan kişiden öğrenmek mecburiyetindeler.` Evranosoğlu bu kadar iddialı...
`Her an Allah`la görüşebilirim`
İnananları kızdıran; `Allah`ı gördüm, onunla konuşuyorum` iddiasını ve fotoğraflarda başının üzerinde görünen, kendi tabiriyle `nur`u şu şekilde açıklıyor: `Evet Allah`ı gördüm. Yüzlerce defa, binlerce defa gördüm. Her an Allah u Teala`yı görebilirim.` `Allah u Teala baş gözüyle görülmez. Hz. Musa, Allah u Teala`yı baş gözüyle görmeye çalıştı ve onu istedi Allah u Teala`dan. Allah u Teala`da, buna bir insan vücudunun dayanmasının mümkün olmadığını, karşıdakı dağa tecelli ederek gösterdi. Ve Hz. Musa, Allah`ın dağa tecelli etmesiyle bayıldı. Tabiatıyla, baş gözleriyle Allah u Teala`yı görmek mümkün değildir; madde 1. Madde 2: Kimse rüyada Allah`ı göremez. Çünkü nefs, yani rüyayı yaşadığımız vücudumuz hiçbir zaman zemin kattan yukarıya çıkamaz. Allah u Teala`nın görülebilmesi için, Allah u Teala`nın evliyasının, evvela daim zikrin sahibi olması lazım ki, böylece evvela zemin katı görsün. Sonra ihlasa ulaşacak, nefsindeki bütün afetler yok olduktan sonra yedi tane gök katını birer birer görecek, yedi katın yedi tane alemini görecek, Huzur namazını görecek ve en son Sidret-ül Münteha`yı görecek. Varlıklar aleminin en üst noktasını. Ve Allah u Teala tarafından tövbe-i nasuha davet edilecek, başının üzerinde o bizim fotoğraflarda görülen nur oluşacak.`
`O nur konusunda şunu söylemek istiyorum. Bugüne kadar pek çok fotoğrafta bizim nurumuz çıktı. Ve şunu kesin olarak bilmenizi istiyoruz, o fotoğraflardan hiçbirini biz çektirmedik. Hep başka başka mekanlarda, başka başka kardeşlerimiz çektiler. Ve belki binlerce fotoğraftan sadece, kimbilir kaç bir tane fotoğraftan sadece o kadarında nur oluştu. Allah u Teala dilerse nuru gösterir, dilemezse göstermez. Hangi filmin içine Allah u Teala, o nuru nasıl sokar, o bizim işimiz değil. Onunla hiç meşgul bile olmayız. Allah bildiğini yapmakta devam edecektir. Ama eğer insanlar, Allah u Teala`nın bu nuruna inanmıyorlarsa, o zaman o filmlerin içine o nurun nasıl girdiğini izah etmek mecburiyetindeler. Ha bugüne kadar bu konuda çok çalışmalar yapıldı. Fotoğraf makinesinin üzerinden ip sarkıtanlar, fotoğraf makinelerinin kordonlarını objektifinin önünden film alınırken geçirenler, hep bir şeyler yapmaya çalıştılar. Ama hiç birisi, bizim o nurlara benzemiyordu.!`
Kutluk Ailesi İle İçli Dışlı
Uzun yıllardır ABD`de yaşayan İskender Evranosoğlu`nun Türkiye`deki en yakın adamı Günvar Çulhaoğlu`dur. Çulhaoğlu, 1992 yılında Hafize Zümrüt Kutluk ile evlenmiştir. Bu evlilik Hafize Kutluk`un ikinci evliliğidir. Kutluk, 1990`lı yıllardan beri İskender Evrenosoğlu`nun mürididir. Evranoğlu`nun yönlendirmesi ile kurulan MİHR Havacılık Kulübü Derneği`ne üyedir. Düzenli olarak bu grubun sohbet toplantılarına katılmaktadır.
Ankara`da avukatlık yapmakta olan Günvar Çulhaoğlu, İskender Erol Evrenosoğlu`nun kurucusu olduğu MİHR vakfının kurucu üyesidir. Aynı zamanda İskender Evrenosoğlu`nun ve vakfın avukatıdır. Günvar Çulhaoğlu, halen ABD`de İskender Evrenosoğlu`nun hizmetini gören müritlerin buradaki avukatlık işlerini de takip etmektedir. Bununla beraber bu gruba ait MPL TV`de yayınlanan `Kuran`ın Nurundan` adlı programda müritlere bazı dini konuları sohbet tarzında anlatmaktadır. Hafize Zümrüt Çulhaoğlu`nun eşi ve kendisi dışında ilk eşinden olan oğlu Tarık Gürel de, Evrenosoğlu`nun yakın çevresindedir. ABD`nin Norfolk şehrinde yaşayan Gürel, buraya eğitime gelen Hava Kuvvetleri Komutanlığı mensubu personeli, Evrenosoğlu ile tanıştırmıştır.
Kendisi de pilot olan 1975 doğumlu Tarık Gürel, uzun yıllardır ABD`de yaşamaktadır. 11 Eylül 2001`de New York`da Dünya Ticaret Merkezi`ne gerçekleştirilen terörist saldırıların ardından işten atılmıştır. Tarık Gürel, o tarihten itibaren İskender Evrenosoğlu`nun özel uçağının pilotluğunu yapmaktadır. Tarık Gürel hayatını Evrenosoğlu`nun ABD`li müritlerinden birisiyle ile birleştirmiş ve bu evlilikten geçtiğimiz yıl bir de çocuğu olmuştur. Mahmut Hakan adını alan bu çocuğu, zaman zaman İskender Evrenosoğlu, Tarık Gürel`in evine giderek sevmektedir. Tarık Gürel, ABD`den sık sık akrabalarına mailler atmaktadır. Bu maillerde bazen `Efendileri`nden gelen mesajlar bazen de kendi yazdığı yazılar bulunmaktadır. Tarık Gürel, ABD`deki çevresine şehit torunu olduğunu, askerdeki lakabının `Adalet Çavuş`, ABD`dekinin `Crazy Türk` olduğu, eşinin anne ve babasının Ekvator`da Hıristiyan misyoner olarak görev yaptıklarını anlatmıştı.
Bu yönleri ile öne çıkan ailenin en ilginç ferdi Tüma. Ali Deniz Kutluk`tur. Kutluk, Hafize Zümrüt Çulhaoğlu`nun ağabeyi, Tarık Gürel`in ise dayısıdır. Deniz Kutluk Paşa`nın diğer yeğenleri Ahmet Fatih Kutluk ve Kemal Ufuk Kutluk da halaları Zümrüt Çulhaoğlu`nun çabalarıyla 2006 yılı içerisinde İskender Evrenesoğlu`na mürit olmuşlardı. Hatta Kutluk kardeşler mürit olmakla kalmayıp başka kişilerle de ilgilenmek için sohbet toplantıları organize etmektedirler.
İskender Evrenosoğlu ve grubu, 1998 yılında, İstanbul`da Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarına konu olmuştu. Komutanlığın yayınlamış olduğu `Türkiye`de İrtica Hareketleri Ve Terörizmin İlişkileri` adlı kitapta Evrenoğlu ve grubu yeralmıştı. Kitap o tarihte Harp Akademileri Komutanı olan Em. Org. Necati Özgen`in önsözü ile yayınlanmıştı.
En son angutomer tarafından, 11:42 10-Mart-2010 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
angutomer
 
İleti: 12
Kayıt: 15:03 09-Kasım-2009

ÖMER ÖNGÜT VE GERÇEK YÜZÜ

İleti angutomer » 15:40 09-Mart-2010

[[b][b]color=#0000BF]Korkunç fetvacı ŞEY (H) Ömer ayakkabı tamircisiymiş...[/color] [/b][/b]


Müritlere el öptürüp emirler veriyor
Düzce'de ayakkabı tamiri ustası iken önce mürit sonra şeyh olan 80 yaşındaki Ömer Öngüt, 5 bin müride sahip. Müritleri Öngüt'ün söylediklerini emir sayıp uygularken, okuma yazma bilmediği için kendisine okunan ayet ve hadisleri yorumlayarak kitaplar yazıyor. Bu güne kadar 27 kitap yazan Öngüt, söylediklerini kasete kayıt yapıyor, yardımcıları onu kitaba çeviriyor.
Adapazarı'nda bulunan Hakikat Vakfı'na ait iki blok 10 kattan oluşan binada kendisine dergâh da yapan Öngüt, dergâhında kendisini her gün ziyaret eden yandaşları ile saat 08.0011.00 arası görüşmeler yapıyor. Görüşme sırasında Öngüt, yandaşlarına öğüt ve emirler veriyor. Müritleri ise el öpüp helallik alıyorlar.
Müritleri arasında polisten bürokrata, iş adamına, işçiye kadar geniş yelpazeden insan bulunuyor.

Üç ayda bir emirler veriyor
Türkiye genelinde müritlerini üç ayda bir dergâhına toplayan şeyh Ömer Öngüt, müritlerine, emirlerini ve yasaklarını iletiyor. Emirleri ve yasakları alan müritler bunları hayatlarında uygulamaya çalışıyorlar.
Kadınların ve erkeklerin ayrı ayrı binalarda toplandığı, zikirler yaptığı dergâhta, Şeyh Ömer Öngüt'ü görme şerefine nail olan müritler kötülüklerden arındıklarını düşünüyorlar.
Müritlerine devletle ters düşmemek için kara çarşaf, sarık ve cüppe giymeyi yasaklayan Ömer Öngüt, yardıma ihtiyacı olanlara da yardımlar yaparak mürit toplamaya çalışıyor.
Misyonerlik faaliyetlerine karşı da broşürler bastıran Öngüt, bu broşürleri de müritleri vasıtasıyla dağıtıyor.

Şeyh konuşuyor mürit ağlıyor
Yaşlı olduğu için konuşmaları baş müritleri tarafından dile getirilen Şeyh Ömer Öngüt, konuşurken müritleri gözyaşı döküyor. Öngüt, konuşurken karşısında iki büklüm oturan 35 yıllık müridi emekli din öğretmeni gözyaşı döküyordu.

--------------------------------------------------------------------------------

#3: Re: Yazar: ikizdere, Tarih: Cum Haz 22, 2007 5:26 pm

80'LİK ŞEYH 18'LİK KIZI NASIL KANDIRDI?


ARADA 60 YAŞ FARK VAR
Sakarya'daki Hakikat Vakfı'nı dergaha çevirerek kendisini şeyh ilan eden Ömer Öngüt'le ilgili müthiş bir iddia ortaya atıldı. ''Organ nakli haramdır'' diyerek şimşekleri üzerine çeken 78 yaşındaki Öngüt'ün, Almanya'da yaşayan bir müridinin 18 yaşındaki kızıyla resmi nikahla evlendiği ortaya çıktı. Şeyhin evlilik hikayesi ise olaydan daha ilginçti.


MÜBAREK BİR ADAMA HİZMET!

İddialara göre, Öngüt ile Ayşenur Aydın'ın evliliği şöyle gelişti. Tarikat şeyhi Öngüt, Almanya'da işçi olarak çalışan müridi Zeki Aydın'a ''Kızın Ayşenur'u rüyamda nikah masasında eşim olarak gördüm. Kendisi ile evlenmek istiyorum'' dedi. Baba Aydın da, mübarek bir adama hizmet etmenin kutsal olduğuna inandırdığı Ayşenur'u bu evliliğe ikna etti.



***


78'lik şeyhe 18'lik gelin!


Adapazarı'nda, Hakikat Vakfı'nı dergaha çevirerek kendisini şeyh ilan eden 78 yaşındaki Ömer Öngüt'ün, 6 ay önce Almanya'da yaşayan bir müridinin 18 yaşındaki kızı ile resmi nikahla evlendiği öne sürüldü. İddiaya göre, Öngüt ile Ayşenur Aydın'ın (1 evliliği şöyle gelişti: Tarikat şeyhi Öngüt, Almanya'da işçi olarak çalışan müridi Zeki Aydın'a, ''Kızın Ayşenur'u, rüyamda nikah masasında eşim olarak gördüm. Kendisi ile evlenmek istiyorum'' dedi.


ORGAN NAKLİNE KARŞI...

Aydın, kızı Ayşenur'u, mübarek bir adama hizmet etmenin kutsal olduğuna inandırarak evliliğe ikna etti. Bunun üzerine Öngüt, kendisinden 60 yaş küçük olan Aydın'la, Adapazarı Merkez Erenler Belediyesi Evlendirme Dairesi'nde 6 ay önce resmi nikahla evlendi. Nikahın, 29 Kasım 1987 doğumlu olan genç kızın 17 yaşını doldurmasından 1 hafta sonra yapıldığı belirlendi. Çiçeği burnunda çift, Hakikat Vakfı Binası'nın üst katında yaşamaya başladı. Ayakkabıcılık yaparken tarikat şeyhliğine merak salan Ömer Öngüt, organ naklinin haram olduğu yönündeki beyanları ile dikkat çekmiş ve hakkında dava açılmıştı.


Birilerinin cinsel sapkınlıklarını da Allah rızası için götürüp Hz. Peygamberin, Hz. Aişe ile olan izdivacı ile tevil etmeye kalkıpta bu adamları Hz. Peygamber ile eş etmeyin.

--------------------------------------------------------------------------------

#6: Re: ÖMER ÖNGÜT KİM?HANGİ FİKRİN ADAMI? Yazar: alperen34, Tarih: Cmt May 24, 2008 10:10 am

RÜYA ERKEKLER DEN BİR KESİT.....

'Organ nakli haramdır' sözüyle tanınan 80'lik şeyh, 18'lik kızla evlendi Şeyh, kızın babasını 'Onu rüyamda gördüm, eşim olmalı' diyerek ikna etti!.


ARADA 60 YAŞ FARK VAR
Sakarya'daki Hakikat Vakfı'nı dergaha çevirerek kendisini şeyh ilan eden Ömer Öngüt'le ilgili müthiş bir iddia ortaya atıldı. "Organ nakli haramdır" diyerek şimşekleri üzerine çeken 78 yaşındaki Öngüt'ün, Almanya'da yaşayan bir müridinin 18 yaşındaki kızıyla resmi nikahla evlendiği ortaya çıktı. Şeyhin evlilik hikayesi ise olaydan daha ilginçti.

MÜBAREK BİR ADAMA HİZMET!
İddialara göre, Öngüt ile Ayşenur Aydın'ın evliliği şöyle gelişti. Tarikat şeyhi Öngüt, Almanya'da işçi olarak çalışan müridi Zeki Aydın'a "Kızın Ayşenur'u rüyamda nikah masasında eşim olarak gördüm. Kendisi ile evlenmek istiyorum" dedi. Baba Aydın da, mübarek bir adama hizmet etmenin kutsal olduğuna inandırdığı Ayşenur'u bu evliliğe ikna etti.


***

78'lik şeyhe 18'lik gelin!

Adapazarı'nda, Hakikat Vakfı'nı dergaha çevirerek kendisini şeyh ilan eden 78 yaşındaki Ömer Öngüt'ün, 6 ay önce Almanya'da yaşayan bir müridinin 18 yaşındaki kızı ile resmi nikahla evlendiği öne sürüldü. İddiaya göre, Öngüt ile Ayşenur Aydın'ın (1 evliliği şöyle gelişti: Tarikat şeyhi Öngüt, Almanya'da işçi olarak çalışan müridi Zeki Aydın'a, "Kızın Ayşenur'u, rüyamda nikah masasında eşim olarak gördüm. Kendisi ile evlenmek istiyorum" dedi.

ORGAN NAKLİNE KARŞI...
Aydın, kızı Ayşenur'u, mübarek bir adama hizmet etmenin kutsal olduğuna inandırarak evliliğe ikna etti. Bunun üzerine Öngüt, kendisinden 60 yaş küçük olan Aydın'la, Adapazarı Merkez Erenler Belediyesi Evlendirme Dairesi'nde 6 ay önce resmi nikahla evlendi. Nikahın, 29 Kasım 1987 doğumlu olan genç kızın 17 yaşını doldurmasından 1 hafta sonra yapıldığı belirlendi. Çiçeği burnunda çift, Hakikat Vakfı Binası'nın üst katında yaşamaya başladı. Ayakkabıcılık yaparken tarikat şeyhliğine merak salan Ömer Öngüt, organ naklinin haram olduğu yönündeki beyanları ile dikkat çekmiş ve hakkında dava açılmıştı.

Ercan SARIKAYA- İSTANBUL/MERKEZ

--------------------------------------------------------------------------------

#7: Re: ÖMER ÖNGÜT KİM?HANGİ FİKRİN ADAMI? Yazar: alperen34, Tarih: Cmt May 24, 2008 10:13 am

Bu cinsi sapıkları Allah dostu diye pazarlayan gafil zihniyet bunları güzel okusun.

Bunlardan allah dostu olmaz,olsa olsa şehvet dostu olur.

--------------------------------------------------------------------------------

#8: Re: ÖMER ÖNGÜT KİM?HANGİ FİKRİN ADAMI? Yazar: alperen34, Tarih: Cmt May 24, 2008 10:17 am

Bu adamlar yemin ediyorum,pek çok insanın dinden çıkmasına sebep oluyor.İslamı çok iyi bilmeyen ama müslümanım diyen pekçok insan bu şerefsizlerin yüzünden dinden,kitaptan soğuyor.
Allah belalarını versin bu cinsi sapıkların.
SÜBYANCI PEZEVENKLER.

--------------------------------------------------------------------------------

#9: Re: ÖMER ÖNGÜT KİM?HANGİ FİKRİN ADAMI? Yazar: Arslanbey, Sehir: Adana Tarih: Cmt May 24, 2008 10:52 am

Kim bu ülke de AŞIRI DERECE DEATATÜRK, AŞIRI DERECE DE ALLAH-DİN, AŞIRI DERECEDE TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ GÖRÜNÜYORSA


vallahi şüpheyle bakın,billahi şüpheyle bakın.

Bu millet çünkü en çok onlardan TOKMAK yiyor.

--------------------------------------------------------------------------------

#10: Re: ÖMER ÖNGÜT KİM?HANGİ FİKRİN ADAMI? Yazar: alperen34, Tarih: Cmt May 24, 2008 12:02 pm








80 ine gelipte gencecik kızlarımızla evlenmek ve onları kandırmakmı allah dostluğu....!

Tu sizin vicdanınıza.. Hangi insan bacısını buna nikahlar,kızını buna nikahlar...

--------------------------------------------------------------------------------



kimki bir müslümana kafir derse o dinden cıkar itikadi inancımız budur bu şahsiyetsiz kişilik bir çok din aliminin hepsini kafir ilan etmiş birisidir yukarıda yazan kardeş nikli arkadaş da buna inanan birisisin herhalde kendine gel iyi düşün islamla ne alakası var bunların birde demişsin buna laf söyleyen biri bıçaklandı biri sesini kaybetti kim bu adam peygamber mi yoksa kimse hakkında konuşmayı sevmem ama bu kadar da olmaz yani yarın banada mı bir şey olacak şimdi islamla alaksı olmayan birisi cünkü bir müslümana kafir diyen islamdan çıkar
En son angutomer tarafından, 11:22 10-Mart-2010 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
angutomer
 
İleti: 12
Kayıt: 15:03 09-Kasım-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti Ebu Huzeyfe » 05:05 10-Mart-2010

İlginç bir yazı. Yalnız iki nokta dikkat çekiyor:

1. Ortasından sonuna kadar müthiş bir yazı hatası var ki, bazı yerlerini anlamak imkansız.

2. Kaynağı belirtilmemiş. Kaynaksız bir yazı delil olamaz!

Selam ve Dua ile...
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResimResim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13194
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: İstanbul

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti angutomer » 11:46 10-Mart-2010

YAZI HATALARINI DİKKATE ALDIM VE O YAZIYI TAMAMEN DEĞİŞTİRDİM. YENİSİNİ KOYDUM. OKUMA ZAHMETİNDE BULUNANLARA ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.
angutomer
 
İleti: 12
Kayıt: 15:03 09-Kasım-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti Ebu Huzeyfe » 11:52 10-Mart-2010

Paylaşım için biz teşekkür ederiz. Ayrıca düzeltme için de teşekkür ederiz.

Kaynağını da en kısa zamanda yazmanız temennisi ile...
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResimResim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13194
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: İstanbul

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti angutomer » 18:01 13-Mart-2010

ERGENEKON’UN PEYGAMBERLERİ...
Rauf Atilla Polat - 15.06.2009 05:01


Darbe için güvendikleri adamların hallerine bakın...

2005’in Eylül’ü Cağaloğlu yokuşuna doğru kitapçıları dolaşırken nasıl oldu ise kendimi Hakikat isimli bir yayınevinin önünde buldum. Aradığım kitabı burada bulabilirim düşüncesiyle içeriye adımımı attım.

Adımımı atar atmaz ’’Narcıların İç Yüzü (Fethullah Gülen ve diğer cemaatlerin İç Yüzü), Süleymancıların İç Yüzü, Refah dinine mensupların İç Yüzü(Milli görüşçülerin)"…gibi başlıkların olduğu kitap ve dergiler beni karşılıyordu.

İçeriye doğru hafif girince yayınevinin en görsel yerinde Ömer Öngüt ve eserleri göze çarpmaya başlıyordu.

O günlerde de Ömer Öngüt hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyordum.

Tam o esnada Öngüt’ün kitaplarının yanı başında birisi, karşısındaki kişiye harıl harıl Ömer Öngüt’ün kitaplarını ve liderinin Mehdilik tahşidatını yapıyordu. Yani adamın beynini yıkayarak saflarına katmaya çalışıyordu.

Merak ettiğim için bende kulak misafiri oldum. Öngüt’ün müridi olduğu belli olan şahıs, konuyu döndürüp dolaştırıp, Gülen’e getirmişti.

Gülen karşıtlarının tekrarladıkları klasik dizeleri anlatmaya devam ederken bende araya girip; dinlemeye başladım.

Fethullah Gülen ve Süleyman Hilmi Tunahan hakkında kâfir yaftası vurmaktan tutunda, akla hayale gelmeyecek isnatlarda bulunuyordu.

Kendileri pak ve temiz, diğerleri ise hain’di…

Ömer Öngüt, Hatem-ül Enbiya ve Mehdi’nin müjdecisi olarak sunulurken, diğer cemaat liderleri ise işbirlikçi ve dinsiz olarak suçlanıyordu.

Öngüt;

‘’ Cemaat liderlerinin tümünü,
Nur şakirtlerinin büyük çoğunluğunu,
AKP ve taraftarlarını,
Milli görüşçülerin tamamını… Tekfir ederek, yani bu grupların hepsine dinsiz, diyor.’’

Kader’e bakın ki, aradan geçen dört yılın ardından Ömer Öngüt denilen Mehdi’nin müjdecisi ‘’Ergenekon 2009’un Ali Kalkancı’sı, Müslüm Gündüz’ü’’ çıkıyor.

1927 Yugoslavya doğumlu olan Öngüt, Ergenekon’da İskender Evrenesoğlu ile nasıl bir görev paylaşımı yapacaktı bilemiyoruz. Ancak irtica fırtınası koparmak için ETÖ ekibi adına bulunmaz birisi.

Düşünsenize, bütün cemaatlere, muhafazakâr partilere ve bir yönüyle halka düşman bir cemaat lideri.

İşin garip tarafı cemaatlere uzak olan TSK’nin Ömer Öngüt aleyhine en ufak bir icraatı yoktur.

Öngüt’ün de TSK aleyhine konuştuğunu gösterecek bir cümle bulamazsınız.

Ayakkabı tamiri ustası iken önce mürit sonra şeyh olan 80 yaşındaki Ömer Öngüt, okuma- yazma bilmediği halde kendisine okunan ayet ve hadisleri yorumlayarak kitaplar yazıyor.

Bu yetenek kendisini ‘Hatem-ül Evliya’’ olarak gördüğünden dolayımı geliyori bilemiyoruz ama okuma, yazması olmayan bir adamın 27’ye yakın kitabı var.

Ne diyelim, bunlara ’’Allah kurtarsın demekten başka’’ demekten söyleyecek fazla bir söz yok.

*

Burada ilginç bir benzerlikten daha bahsetmek istiyorum.

Ömer Öngüt’ün suçladığı gibi Yaşar Nuri Öztürk’te ‘’Allah ile Aldatanlar’’ kitabında da Nurcuları, Süleymancıları, Milli Görüşçüleri ve bunların hegemonyasında gördüğü Diyanet’i, imam hatip liselerini ve ilahiyat fakültelerini, Allah ile aldatmakla suçluyor.

Yani ikisi de toplu katliam yapıyor.

Saydıkları bu toplulukların içerisinde bir tane hakiki inanan insanın olduğunu düşünemiyor, kendi elleri ile kendilerini bir yokluğun içine atıyorlar.

Ve böyle yaparak ebedi hayatlarınıda mahv-u perişan ediyorlar.

*

Belgedeki diğer sahte peygamberde İskender Evrenosoğlu.

Bu şahıs ise kendisine tabii olanlara bol keseden cennet, tabii olmayanlara ise cehennem dağıtıyor.

Gündeme gelmesi 90’lı yılların ortalarına dayanan Evrenosoğlu.

İrtica için iyi bir malzeme olan sahte peygamberi gündeme getiren medya ise bizim meşhur D-TİPİ.

O dönemde muhafazakâr medyada yer bulamayan sahte din sömürücüsünü piyasaya çıktığı dönemde Hulki Cevzioğlu’nun ‘’Ceviz Kabuğunda da’’ görebiliyordunuz.

96 yılında fotomontaj fotoğraflarını göstererek’’ bakın, başımda haleler var’’diyerek, üzerine nur indiğini iddia eden bu adam Fatiha suresinin telaffuzunda dahi zorlanıyordu.

Televizyon ekranlarındaki hali ise bambaşkaydı.

Ekran’daki izleyicilerden biri şöyle bir soru soruyor;

‘’Sevgili Mehdi efendimiz ben 16 yaşındayım, size konferansta tabii oldum, şuan 51 bin zikirdeyim, zikrimi zevkle çekiyorum ama içimde yine bir şüphe var tabiiyetim geçerli oldu mu diye, henüz namaza başlamadım ama zikrimi aksatmadan her gün çekiyorum. Efendimiz bana lütfen cevap verebilir misiniz, tabiiyetim kabul olmuş mu diye?

Sahte peygamber İskender, soruyu okuduktan sonra gözlerini kapatıp sessizce bekledikten sonra ‘’IHHH’’ diye titrek bir ses çıkardıktan sonra ‘’Evet evladım tabiiyetin kabul olmuş, şimdi zikirlerine namazda ilave etmelisin ve bana da rapor vermelisin’’ diyor.

Yani anlayacağınız tam bir dramatik komedi.



Bildiğiniz gibi yıllardır ABD’de yaşayan sahte İskender ‘e, geçtiğimiz Şubat ayında kendi müritlerinden genç bir kadın tarafından taciz davası açılmıştı.

Bu kişinin nasıl bir figüran olduğunu anlamak için aslında fazla bir bilgiye gerek yok.

Mehdi ve Peygamber iddialarında bulunmak için asrın Süfyanı ve Deccalı olmanız gerekir.

Bu iki grup içerisinde olan biriside ülke veya dünyanın kaderiyle oynayabilecek güdülere sahip olur.

Nitekim önceki dönemlerde; O dönemin Süfyan ve Deccal’ları ülkelerinin kaderleriyle oynayan kararlara imza atmışlardır.

Yani bu tür insanların özel hususiyetleri vardır. Bu konu Tasavvuf ve Kelam ilmiyle iştigalli olduğu için fazla uzatmadan şunları söyleyelim;

Taraf’ın yayınladığı belgede sadece Ömer Öngüt ve Peygamber olduğunu iddia eden İskender Evrenosoğlu yer alıyor.

Bunlara Ali Kalkancı, Fadime Şahin gibileri eklemek mümkün ama yeterli değil.

28 Şubat süreci ve sonrasında cami önlerinde Türkiye’nin önde gelen sivil toplum hareketinin lideri aleyhinde bedava CD dağıtan ekibin başındaki şahsı listede görmüyoruz. Yine, dini konularda kafa karıştırıcı içtihatlarda bulunan meşhur pornocudan da şu günlerde ses çıkmıyor.

Bu iki isminde ETÖ tarafından tasfiye edilip, edilmediğini bilemiyoruz. Ancak görünen bir gerçek var ki, Ergenekon bu kez sırtını sağlam kazığa, yani Peygamberlere dayamış.

Bundan sonra bize kalan tek şey ‘’dinlerinin kitabının içeriğini öğrenmek.’’

Andıç kitabımı, darbe kitabımı ya da halkı yok etme kitabımı olur, bekleyip göreceğiz.

ERGENEKON’UN PEYGAMBERLERİ...
Rauf Atilla Polat - 15.06.2009 05:01
angutomer
 
İleti: 12
Kayıt: 15:03 09-Kasım-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti Ebu Huzeyfe » 00:04 14-Mart-2010

Şu yazılarına tekrardan link rica ediyoruz, yani kaynak!
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResimResim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13194
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: İstanbul

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti angutomer » 23:40 14-Mart-2010

ömer öngütün bir mensubu ile başka mazbut bir müslüman kavga dövüş ile mahkemelik oluyorlar. Kocaelide olmuş bir hadiseden bahsediyorum. konu sadece ve sadece Ömer öngüt imzası ile yapılan yayınların toplumda bir reaksiyon oluşturması toplumu kamplara bölmesi... Peygamberimiz Müşriklerin putlarına sövmemeyi tavsiye ediyor. kaldıki Ömer öngüt ve onun mensupları cahilce ve yüzeysel olarak bir takım kesimlere saldırıyor, saldırdığı kişiler de ehl-i sünnet ve'l-cemaat mensubu mütteki dinini yaşayan öğrenen öğreten yaşamaya ve yaşatmaya çalışan tertemiz insanlar.
Ömer dede müthiş bir şekilde onları tenkit ediyor, zaten bu ifadeleri ilk bakışta anlayabilir herkes. ve ya birazcık insaf sahibi olan herkes anlar... cahil cesareti işte...
isterseniz bakın hakikatvakfi.com'a binbir çeşit hezeyanlar saldırılar, toplumu manevi depremlere bölmeye hizmetin en hızlı en verimli yöntemi...
angutomer
 
İleti: 12
Kayıt: 15:03 09-Kasım-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti Dost87 » 19:36 20-Mart-2010

Ömer Öngüt'ten tekzip
Aktif Haber'in oluşturduğu 'Kadrolu Şeyhler' listesine tekzip geldi.


İşte Ömer Öngüt'ün sitemize gönderdiği tekzip metni...

8 sütun isimli haber sitenizde -başka bir siteden alıntı ile(aktifhaber.com)- yayınlanan “Rütbeli, kadrolu şeyhlerin listesi” başlıklı yazıda şahsım hakkında gerçeğe aykırı, iftira niteliği taşıyan yalan beyanlarda bulunulmuştur.

Böyle bir başlık altında ismimin bulunması başlıbaşına büyük bir iftiradır. Şahsımı “kullanılabilecek”, “askerin adamı” gibi göstermeye matuf beyanların hepsi yalandır, iftiradır. Esasında bu gibi iftiralara “Temmuz 2009” tarihli Hakikat Dergisi’nde gerekli cevaplar verilmiştir. O dergimizde söylediğimiz gibi; “Biz yalnız ve yalnız Hazret-i Allah ve Resul’ü için çalışır, nurunun yayılmasına gayret ederiz.”

Ancak buna rağmen bu iftira içerikli yayınların sitenizde yayınlanmaya devam etmesi büyük bir sorumsuzluk, ağır bir mesuliyettir.

Yazıda geçen “... planın ‘Medya Faaliyetleri’ bölümünde kendini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ve Ömer Öngüt’ün isminin geçmesi,” ibaresinde –haşa- “kendimi peygamber ilan ettiğim” şeklinde bir izlenim bırakılmaktadır. Bu büyük bir iftiradır. Yalandır.

İsmimin devamlı surette İskender Evrenesoğlu gibi İslâm hükümlerine aykırı beyan ve icraatları ile bilinen bir şahısla birlikte geçirilmesi bu iftiraların başka bir çeşidi olduğu gibi, tamamen ismimizin karalanması maksadını taşıyan bir kampanyadır.

Bu karalama ve iftira yazısında ismimin arkasından “akıllara 28 Şubat sürecindeki Ali Kalkancı-Fadime Şahin-Müslüm Gündüz mizansenini getirirken,” şeklinde bir cümle ile devam edilmesi iftira üzerine iftira, yalan üzerine yalandır.

85 yaşındayım. 65 yıldır tasavvuf yolundayım. İslâm’a aykırı zerre bir iş yapmaktan Allah’ıma sığınırım. Bu büyük iftirayı atanları Hazret-i Allah’a şikayet ve havale ediyorum.

“Hakiki Mutasavvıflar Hakiki Vahdet-i Vücudçular ve Sahteleri”(http://www.hakikat.com/nur/risaleler/hmuts/ichmuts.html)” isimli eserimizi okuyanlar bunlarla hiçbir alakamız olmadığını, olamayacağını anlayacaktır. Ancak bunların maksadı karalamaktır. Hiçbir hakikati duymaya yanaşmazlar.

Sitenizde yayınlanan bu yazıdaki bir iftira da şöyle: “Kendisinden Başka Herkes Kafir!” başlığı altında “Öngüt, grubu dışındaki herkesi ‘kafir’ ilan edebilecek kadar ileri gidebilen biri.” deniliyor. Bu da büyük bir iftiradır. Bizi karalamak maksadıyla uydurulmuştur. 33 ciltlik külliyatımız var. 30 senedir yayınlanıyor. Bunu teyit edecek bir tek cümle gösterebilirler mi? Gösteremezler.

Sizin bu yazıya sitenizde yer vermiş olmanız, bu iftiraları kabul ettiğiniz anlamına geliyor. Bu büyük bir zulümdür. Bu zulme ortak olmayınız.

“Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onu tahkik edin, içyüzünü araştırın.” (Hucurât: 6)

Ömer Öngüt
http://www.sekizsutun.com/%C3%96mer-%C3 ... 74193.html
Dost87
 
İleti: 14
Kayıt: 19:09 29-Eylül-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti Dost87 » 19:39 20-Mart-2010

CEVAP VE DÜZELTME

Sitenizde yayınlanan "Belgelerdeki 'Dost Unsurlar’ örtüşüyor!" başlıklı yazıda şahsım hakkında tamamen gerçeğe aykırı iftira ve yalanlar yayınlanmıştır.

Haberde “Dostluk Kardeşlik Grubu’nun liderliğini İrtica Eylem Planı’nda bekletilen ‘Dost Unsur’ Ömer Öngüt yapıyor.” denilmiştir.

“Dostluk Kardeşlik Grubu” diye bir grubun ismini ve varlığını ilk defa bu yazınız sebebiyle duyuyorum. Böyle bir grupla hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bilakis eserlerimde gruplaşmanın İslâm’da olmadığını, en güzel ismin “İslâm” ismi olduğunu beyan ve neşrediyorum. Bu uğurda mücadele ediyorum, gruplaşanların, İslâm’da bölücülük yapanların hatalarını, İslâm dini ile ilgilerinin kalmadığını Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’lerle ortaya koyuyorum. Hal böyle iken şahsıma “grup lideri” diye iftira atılıyor. Bunun iftira olduğunu bizi tanıyanlar, eserlerimizi okuyanlar kolayca anlıyor. Bu iftiralar; bu hakikatleri neşretmemiz, dinde bölücülük yapanları ifşa etmemiz sebebiyle yapılıyor. Bu yazıyı yayınlayarak bilerek veya bilmeyerek bu iftiraları tertip edenlerin tetikçiliğini yapmış oluyorsunuz. Bu iftiraları, bu tertipleri yapanlar çok büyük bir günahın altına giriyorlar, sizi de alet ediyorlar.

Yazıdaki “Bekletilen Dost Unsur” kelimesi ile de Taraf Gazetesi’nde 12 Haziran’da hakkımda yayınlanan iftiralara devam edildiği görülmektedir. Bizim ne askerle ne de polisle bir ilgimiz var. Bu iftiracılar bize buradan vurmaya çalışıyor, bizi gayr-i kanuni tertiplerin maşası gibi göstermeye çalışıyorlar. Hakikat Dergisi’nin Temmuz 2009 tarihli nüshasında bu iddialara her türlü cevabımı verdim. Bu yalancıların yalanları ortada kaldı. Bu yalancıların arkasında kimlerin olduğunu da ifşa ettik. Ancak bize olan düşmanlıklarında ısrarla devam ederek bizi susturmaya çalışıyorlar.

Biz hiç kimsenin yönlendirmesi ile hareket etmeyiz. Bizim bağlılığımız yalnız ve yalnız Hazret-i Allah’adır. Bugüne kadar Allah ve Resulü’nün hükümlerini hiçbir kınayıcının kınamasından çekinmeden neşretmişizdir. Bu gibi iftiralardan ve iftiracılardan da çekinecek değiliz. Bütün gayemiz Allah ve Resulü’dür.

Her türlü yalan ve iftira sahibine aittir.
http://www.beyazgazete.com/haber/2009/1 ... ziyor.html
Dost87
 
İleti: 14
Kayıt: 19:09 29-Eylül-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti Dost87 » 10:46 26-Mart-2010

Bu sayıyı www.hakikat.com dan ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Ya da http://www.hakikat.com/hakikat190.pdf

"....İsmimizin geçtiği paragraf incelendiğinde yazarın maksadı, zihniyeti ve yalancılığı hemen anlaşılmaktadır
İşin hakikatini, bu iftiranın niçin yapıldığını arzedeceğiz. Ortalığı karıştırarak aradan sıyrılmak isteyenlerin maskelerini indireceğiz.
Dost87
 
İleti: 14
Kayıt: 19:09 29-Eylül-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti angutomer » 00:25 30-Mart-2010

maske indirmek maske akaldırmak ne sizin işiniz nede benim işim. ben meşgul olmasan döşenirdim. yazmaya ama siz de kullanıldığınızın farkın da olmanızı sizin de bu Örüntünü bir parçası olduğunuzu belki şimdi değil ama yıllar sonra ya anlarsınız Allah ömür verirse ya da hiç anlamadan gidersiniz. öbür aleme. sizin blki de bir suçuuz yok. mesuliyetiniz yok. Aslında siz de biraz düşünüp tartsanız bazı hadiseleri Allah'ın verdiği aklı biraz kullansanız bir takım oyunların içinde olduğunu bu Ömer amcanın bilerek veya bilmeyerek bazı şaylere alet edildiğini anlayabilirsiniz. Türkiyenin toplumun büyük çoğunluğunu cehenneme göndeririken bir daha düşünsün. bir daha tartsın bu kadar çok insanı niye cehennemin en derin yerine atıveriyor. ömer amca yoksa sen cehennem bekçisi Malik'misin? yoksa malik'in yardımcısı mı? bu türkiyedeki cemaatleri leza'ya atmıyorsun, hutame'ye atmıyorsun
sair'e atmıyorsun
sakar'a atmıyorsun, orası da hafif kalyor en aşağı yere
cahim'e atıyorsun. yani benim saf ehl-i sünnete mütemessik olan dinini yaşamaya çalışan öğrenmeye öğretmeye çalışan tertemiz kardeşlerime kafir damgası vurup cehennemin en aşağısına gönderiyorsun. yahu biraz insaflı ol. niçin bu kadar toplumda ikilik çıkarıyorsun. birine islamı öğreteceksen sanabir şey diyen de yok öğret. birine Kur'anı öğreteceksen Allah razı olsun sana ben de dua edeyim. Ümmet-i muhammet dinini kitabını mukaddesatını öğrensin. kavga edeceksen ehl-i sünnetin dışındakilerle kavga et. ehli sünet sahibi samimi müslümanlarla niye kavga edip zaman harcıyorsun. bunun topluma ne faydası var? hiç bir fayası yok. çok ama çok zararı var...

tekfir ile bir yere varılmaz. güneş balçık ile sıvanmaz.

her ne kadar güneş yok desen de o her sabah bizi aydınlatmakta...
esselaamü 'alaa men ittebe'al-hüdaaa.
angutomer
 
İleti: 12
Kayıt: 15:03 09-Kasım-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti angutomer » 14:13 31-Mart-2010

((((Bir adam gelip mescidin içine idrarını yapsa, direkt kafir olur. Kur'anın üstüne ayağı ile bassa kafir olur.

Ama bedevi camiye işerse, küfrü veya tekfiri lazım gelmez. Yanlışlıkla mushaf üstüne basana da bir şey gerekmez. Yani bırakın tekfir edilmeyi, bir ceza bile gerekmez.

Fiil aynı, eylem aynı ama hüküm farklı!

İşte tekfir hastalığına yakalanan bu farkı anlayamaz!

Müslümanım diyenleri zoraki küfre zorlamak ve onları tekfir etmek hastalıktır. Kafirim diyenleri davet etmek, hatta müslümanım diyenleri bile İslama ve imana davet etmek, işte müslümanlık budur! ))))

OKUMA YAZMASI YOK ÜMMİ BİR İNSAN NASIL İSLAMİ KONULARDA AHKAM KESER FALANA NARCI YANİ CEHENNEM ODUNU, FİLANA DİLENCİ, BAŞKASINA FALANIN MOLLASI DAHA BAŞKASINA BİLMEM NELER DE MNELER.

BANA KİM BİLİR BU ŞEKİLDE YAZDIĞIM İÇİN NE YAKIŞTIRMASI YAPAR BİLEMİYORUM. AMA BU ÖMER DEDENİN AKİBETİNİ MERAKLA BEKLİYORUM NE OLACAK DİYE. HAA BU ARADA BANA SİHİR NUSKA GİBİ ŞEYLER YAPSA DA TESİR ETMEZ ALLAH'IN İZNİYLE.
ÇÜNKÜ BEN HER AKŞAM YATARKEN İHLAS FELAK VE NAS SÜRELERİNİ OKYORUM.

BUNLARIN HEPSİ BİR TARAFA GÜZEL VE SEVİNDİRİCİ BİR DURUM VAR ORTADA BU KADAR İNSANI CEHENNEME GÖNDEREN HEM DE CEHENNEMİN EN ALT TABAKASINA ATIVEREN BİR İNSANI BU TERTEMİZ İNSANLARIN HİÇ KAALE ALMAMASI YANİ ATASZÜNDEKİ GİBİ "KÖPEKLERİN HAVLAMASI BULUTLARA ZARAR VERMEZ" MİSALİ SEN NE KADAR TEKFİR EDERSEN ET O TEMİZ İNSANLARI ONLARIN TEMİZLİĞİNE BİR GÖLGE DÜŞÜRMEZ. DAHA DA ÖNEMLİSİ ONLARIN NE KADAR TEMİZ OLDUĞUNU DİĞER İNSANLAR DAHA DA İYİ FARK EDER. YANİ SİZ OLMASAYDINIZ BAZI GERÇEKLER BU KADAR HIZLI ORTAYA ÇIKMAZDI. KİMİN DAHA İYİ HİZMET EHLİ OLDUĞU ANLAŞILMAZDI. NETİCE İTİBARİ İLE ÖMER ÖNGÜT HER HALÜKARDA BU ""TEKFİR"" İŞİNE SON VERMELİ. BEN MÜSLÜMANIN DİYENE SEN MÜSLÜMAN DEĞİLSİN SEN KAFİRSİN DEMEMELİ. BUNU PEYGAMBERİMİZ HİÇ BİR DURUMDA DEMEMMİŞ SEN PEYGAMBERİMİZDEN DAHAMI AKILLISIN. HAŞAA SÜMME HAŞAA. BENCE BU TEKFİR İŞİNİ RAFA KALDIR BAŞKA İŞLERLE MEŞGUL OL. İNSANLARA BİLİYORSAN BİR HARF ÖĞRET-Kİ ONUDA BİLMİYORSUN- üMMİ OLDUĞUNU SÖYLÜYORLAR. O ZAMAN BU İŞLERİ YAPIP KAFA KARIŞTIRMA GEL İŞİ EHLİNE BIRAKALIM. İŞİ EHLİ YAPSIN.
angutomer
 
İleti: 12
Kayıt: 15:03 09-Kasım-2009

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti almuda » 21:18 18-Nisan-2010

Hayatimda boyle bisey gormedim, insan gormedigi tanimadigi eserlerini okumadigi sesini duymadigi bir insana nasil bu sekilde nefret edipde boyle iftiralar atabilir. Yalan asilsiz oldugunu bile bile nasil soylenir.. Hic mi korkmuyorsunuz. ?

Birisi Hz Ali ye ya Ali bosu bosuna gormedigin bir sey icin neden bukadar eziyet ediyorsun kendine ac kaliyorsun uykusuz kaliyorsun.. dediginde verdigi cevap nekadar arza sayandir.. "senin dedigin gibiyse bana bisey olmaz, zevkten mahrum kalmis olurum, ama ya benim dedigim olursa?"

Hic mi dusunmezsiniz ya O'nun dedigi olursa halinizi? ihtimalini ?
O Hakk'in Nurudur.
Ilim irfan Kaynagidir.
Hakk'tir O'nun ozu,
Hakk'tan gelir O'nun sozu..
almuda
 
İleti: 12
Kayıt: 06:31 29-Nisan-2008

Re:ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti mselimpolat » 08:45 06-Mayıs-2010

Ülkemizde ve dünyada sapıklar çoktur,İskender evrenesoğlu hakkında çok yazdım.delillerimde vardırki,tam bir sapıktır.

ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR
http://www.mollacami.com/konu/futuhu-l- ... 11415.html

Ancak bu tür sapıkların fazla suçu yoktur,çünkü sistemin gereği,malum güçler tarafından yetiştirilip islam karalanmaktadır.

Asker ve Laik,Demokratik,Kemalizm,yandaşları,kemalit görünenler,ÇYDD gibi dernek kurucuları tarafından oluşturulmaktadırlar.

Delillerle isbat edilmiştirki,NUR TV de,yıllarca kendisini Resul,Mehdi olarak ilan eden iskender,gazete ve dergilerdede yargılandı.delil arzedebilirim.Şimdilerde ise NRTV ve Mpltv lerde videoları ve dökümanları yayınlanıyor.
İskender taifesiyle çok tartıştım.İskender hakikaten Kuran okumasını bilmiyor.Teknolojiden yararlanarak Latin harflerle kuranı okuyor.Onun hayat hikayesini yakinen bildiğim için çamur atmıyorum.Böyle zır cahil,ABD,pisliği,İslam düşmanına aldanmamak lazım,onun içinde islamı kaynağından öğrenmek icap eder.
Bulanık su içilmez.

Ne hikmetse bu tür girişmlerde bulnanlar,kendilerini,seyyid,evladı resul,Peygamber soyundan geldiklerini iddia ediyorlar,araştırıldığında hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor.
Anlaşılan,Şia ve aleviliği ön pılana çıkartarak,kendilerine pay ayırıyorlar.Halkı ikna etmeye çalışıyorlar.Halbuki peygamber evladıda olsa,kardeşide olsa,amcasıda olsa önemli değildir.
Önemli olan gerçekelrin su yüzüne çıkmasıdır.

Fakat cemşit pilavı gibi sürekli gündemde tutmak içinde tartışmanın gereği yok...
Pislikleri irdeledikçe kokar.


Bunların fazlaca suçları yok gerçek suçlu başkalarıdır demekteki maksadım.
Laik,demokratik,kemalit taralasında hormunlu domatesler yetişiyorsa,durup düşünüp,çare bulmak ve organik mahsul almanın yollarını bulmak lazım.

Bu gibi sahtekarları üreterek islamı ve müslümanları pasif hale düşürmek istiyorlar.
Onlarca isa,mehdi,peygamberler ürettiler,biri bitince bir başkasını sahneye sürdüler.
Halk ise dini açıdan cahil bırakıldı,Dinin gerçek kaynağına ulaşmayı engellediler.

Öyle ise gerçekleri anlatarak insanları bilgilendirmek gerek.
Hormunsuz mahsul alabilmek için.
1-Kuran öğrenimi ve arapça öğrenmeli.
2-Hadisden ziyade usulül hadis ilmini öğrenmek lazım.
3-Tefsir kitabını okumaktan ziyade Kıramer ilmine önem vermek lazım.
4-Gerçek siyer dersi almak lazım.
5-Hayattan ders almayı öğrenmek lazım.

Unutmayalımki,dini bilgileri öğrenmek farzdır,ve ana-baba mesuldür.
Özveride bulunmadan elde edilmez.
Bir yabancı dil kadar,bir dünyevi ilim kadar önem verilmiyorsa.
Fevaran etmenin manası yoktur.

http://mspolat.blogcu.com/iskender-ali- ... lu/6483514
http://mehmetselimpolat.blogcu.com/mehd ... iz/7629545
http://ozel.ravda.net/include.php?path= ... 3b97780828
Mehmet Selim Polat
Kullanıcı avatarı
mselimpolat
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 28
Kayıt: 20:25 05-Mayıs-2010

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti mselimpolat » 09:27 06-Mayıs-2010

Ergenekon`un hocası sahte peygamber

28 Şubat`ta Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı. Şimdi İskender Evrenesoğlu ve Ömer Öngüt

Son darbe andıcı, 28 Şubatçı zihniyetin uslanmadığını gösterdi. Andıçta 28 Şubat`ta kullanılan sahte şeyler Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı`nın yerine kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ile şeyhlik iddiasındaki Ömer Öngüt`Hazır kıta elamanlar` olarak yeraldı. İkili, selefleri gibi medyatik eylemlerde kullanılacaktı.

Genelkurmay Harekât Başkanlığı için darbe andıcı hazırlayanlanlar hükümeti yıkmak için sahte şeyhleri planlarına dahil etti. Andıç`ta 28 Şubat`ın aktörleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı gibi isimlerin nasıl kullanılacağına `Hazır kıta isimler sahaya çıkarılsın` başlığı altında yer verildi. Plana göre, kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ve sahte şeyh Ömer Öngüt`e 28 Şubat sürecindeki gibi medyatik eylemler yaptırılacaktı.

ANDIÇ 28 ŞUBAT`IN KOPYASI

AK Parti Hükümeti`ni yıkmak ve Fethullah Gülen cemaatini baskınlarla silahlı bir terör örgütü göstererek Ergenekon soruşturmasının rövanşını almak için hazırlanan Albay Dursun Çiçek imzalı `İrticayla Mücadele Eylem Planı` darbeci zihniyetin Türkiye`ye ikinci bir 28 Şubat sürecinin yaşatılacağını ortaya koydu. Hükümete, Gülen cemaatine ve Ergenekon soruşturmasına karşı yapılacakların tek tek sıralandığı andıçta, tıpkı 28 Şubat`taki gibi sahte şeyhlere de görev verildi. İhanet planında 28 Şubat`ın baş aktörleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı`nın yerini kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ve Adapazarı`nda şeyh iddiasıyla etrafına cemaat toplayan Ömer Öngüt `hazır kıta bekletilen elemanlar` olarak yeraldı.

HAZIR İSİMLER SAHAYA SÜRÜLECEK

Sahte peygamber Evrenesoğlu ile Ömer Öngüt`ün isimleri andıçın 4 numaralı maddesi `Hazır kıta isimler sahaya çıkarılsın` bölümünde şöyle geçiyor: `İskender Evrenesoğlu, Ömer Öngüt gibi hazırda beklettiğimiz elemanlara medyatik eylemler ve söylemler yaptırılacak ve bu kişiler FG`ciler başta olmak üzere diğer irticai gruplarla özdeşleştirilerek, kamuoyunun tüm bu gruplar arasında benzerlik kurması sağlanacak.`

CEMAATLERLE PROPAGANDA

Darbe andıcında, 28 Şubat`taki gibi din üzerinden propaganda ve kaos ortamı oluşturma eylemleri Evrenesoğlu ve Öngüt`le sınırlı değil. Planda Nurettin Veren gibi isimlerin, TV programlarında Gülen cemaati hakkında istenilen temalar doğrultusunda açıklamalar yapmasının sağlanacağı belirtiliyor. Planda `Kurdoğlu cemaati gibi cemaatlere mensup TSK personelinin TSK ile ilişkileri kesilirken FG grubuna mensup oldukları için atıldıkları şeklinde haberler yaptırılması ve FG`nin yıpratılarak, kamuoyunda FG grubunun büyük yara aldığının düşünülmesi sağlanacaktır` deniyor.

Cennet bileti kesiyor

Evrenesoğlu, kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. Devlet Planlama Teşkilatı`nda planlamacı iken birden eren, `Allah ile konuştuğunu` iddia ederek sonra da peygamber olduğunu ileri sürün Evrenesoğlu Amerika`da yaşıyor. Türkiye`de yaşayanların 5 milyonu için Cennet`e, geri kalanı için Cehennem`e bilet kesen Evrenesoğlu, peygamberlik iddiasında bulunmasına rağmen Fatiha suresini bile okumaktan aciz bir kişi. 2000`de kurduğu sahte `Universite of Allah` (Allah Üniversitesi) ile para karşılığı diploma dağıtan Evrenesoğlu`nun vaazları sürekli Nur TV`de yayınlanıyor. Evrenesoğlu`nun, 1989`de kurduğu Mihr Vakfı`na bağlı dergi, radyo ve televizyon kanalı bulunuyor.

28 Şubat`ın aktörleri Ergenekon tezgahında

Andıçta anlatılan psikolojik harekatın benzerini Türkiye, 28 Şubat sürecinde yaşadı. sahte şeyhler Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı`nın yaptıkları, 28 Şubat ekibi tarafından televizyon ekranlarına taşındı. Gündüz`ün Fadime Şahin`le Hüseyin Üzmez`in evinde basılması canlı yayınla ekrana getirildi. Ali Kalkancı ise sözde karısı olduğu iddia edilen Emire Kalkancı ile ekranlarda boy boy yer aldı. 28 Şubat sürecinde istenilen amaca ulaşıldıktan sonra tüm bu isimler ortadan kayboldu. Ali Kalkancı geçtiğimiz aylarda uyuşturucu imalatından tutuklandı. Kalkancı, Gündüz, Emire Ersoy ve Fadime Şahin`in 28 Şubat sürecinin aktörleri tarafından kullanıldığı, bütün bu organizasyonun Sisi lakaplı Seyhan Soylu tarafından yürütüldüğü Ergenekon soruşturmasında ortaya çıktı.

http://www.tumgazeteler.com/?a=5201109
Mehmet Selim Polat
Kullanıcı avatarı
mselimpolat
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 28
Kayıt: 20:25 05-Mayıs-2010

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti mselimpolat » 09:30 06-Mayıs-2010

Plan aynı Maşalar Farklı !

28 Şubat`ta Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı. Şimdi İskender Evrenesoğlu ve Ömer Öngüt

Son darbe andıcı, 28 Şubatçı zihniyetin uslanmadığını gösterdi. Andıçta 28 Şubat`ta kullanılan sahte şeyler Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı`nın yerine kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ile şeyhlik iddiasındaki Ömer Öngüt`Hazır kıta elamanlar` olarak yeraldı. İkili, selefleri gibi medyatik eylemlerde kullanılacaktı.

Genelkurmay Harekât Başkanlığı için darbe andıcı hazırlayanlanlar hükümeti yıkmak için sahte şeyhleri planlarına dahil etti. Andıç`ta 28 Şubat`ın aktörleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı gibi isimlerin nasıl kullanılacağına `Hazır kıta isimler sahaya çıkarılsın` başlığı altında yer verildi. Plana göre, kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ve sahte şeyh Ömer Öngüt`e 28 Şubat sürecindeki gibi medyatik eylemler yaptırılacaktı.

ANDIÇ 28 ŞUBAT`IN KOPYASI

AK Parti Hükümeti`ni yıkmak ve Fethullah Gülen cemaatini baskınlarla silahlı bir terör örgütü göstererek Ergenekon soruşturmasının rövanşını almak için hazırlanan Albay Dursun Çiçek imzalı `İrticayla Mücadele Eylem Planı` darbeci zihniyetin Türkiye`ye ikinci bir 28 Şubat sürecinin yaşatılacağını ortaya koydu. Hükümete, Gülen cemaatine ve Ergenekon soruşturmasına karşı yapılacakların tek tek sıralandığı andıçta, tıpkı 28 Şubat`taki gibi sahte şeyhlere de görev verildi. İhanet planında 28 Şubat`ın baş aktörleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı`nın yerini kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ve Adapazarı`nda şeyh iddiasıyla etrafına cemaat toplayan Ömer Öngüt `hazır kıta bekletilen elemanlar` olarak yeraldı.

HAZIR İSİMLER SAHAYA SÜRÜLECEK

Sahte peygamber Evrenesoğlu ile Ömer Öngüt`ün isimleri andıçın 4 numaralı maddesi `Hazır kıta isimler sahaya çıkarılsın` bölümünde şöyle geçiyor: `İskender Evrenesoğlu, Ömer Öngüt gibi hazırda beklettiğimiz elemanlara medyatik eylemler ve söylemler yaptırılacak ve bu kişiler FG`ciler başta olmak üzere diğer irticai gruplarla özdeşleştirilerek, kamuoyunun tüm bu gruplar arasında benzerlik kurması sağlanacak.`

CEMAATLERLE PROPAGANDA

Darbe andıcında, 28 Şubat`taki gibi din üzerinden propaganda ve kaos ortamı oluşturma eylemleri Evrenesoğlu ve Öngüt`le sınırlı değil. Planda Nurettin Veren gibi isimlerin, TV programlarında Gülen cemaati hakkında istenilen temalar doğrultusunda açıklamalar yapmasının sağlanacağı belirtiliyor. Planda `Kurdoğlu cemaati gibi cemaatlere mensup TSK personelinin TSK ile ilişkileri kesilirken FG grubuna mensup oldukları için atıldıkları şeklinde haberler yaptırılması ve FG`nin yıpratılarak, kamuoyunda FG grubunun büyük yara aldığının düşünülmesi sağlanacaktır` deniyor.

Cennet bileti kesiyor

Evrenesoğlu, kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. Devlet Planlama Teşkilatı`nda planlamacı iken birden eren, `Allah ile konuştuğunu` iddia ederek sonra da peygamber olduğunu ileri sürün Evrenesoğlu Amerika`da yaşıyor. Türkiye`de yaşayanların 5 milyonu için Cennet`e, geri kalanı için Cehennem`e bilet kesen Evrenesoğlu, peygamberlik iddiasında bulunmasına rağmen Fatiha suresini bile okumaktan aciz bir kişi. 2000`de kurduğu sahte `Universite of Allah` (Allah Üniversitesi) ile para karşılığı diploma dağıtan Evrenesoğlu`nun vaazları sürekli Nur TV`de yayınlanıyor. Evrenesoğlu`nun, 1989`de kurduğu Mihr Vakfı`na bağlı dergi, radyo ve televizyon kanalı bulunuyor.

28 Şubat`ın aktörleri Ergenekon tezgahında

Andıçta anlatılan psikolojik harekatın benzerini Türkiye, 28 Şubat sürecinde yaşadı. sahte şeyhler Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı`nın yaptıkları, 28 Şubat ekibi tarafından televizyon ekranlarına taşındı. Gündüz`ün Fadime Şahin`le Hüseyin Üzmez`in evinde basılması canlı yayınla ekrana getirildi. Ali Kalkancı ise sözde karısı olduğu iddia edilen Emire Kalkancı ile ekranlarda boy boy yer aldı.

http://www.tumgazeteler.com/?a=5200938
Mehmet Selim Polat
Kullanıcı avatarı
mselimpolat
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 28
Kayıt: 20:25 05-Mayıs-2010

Re: ÖMER ÖNGÜT Kimdir?.(Bir başka gözle bakınca..)

İleti mselimpolat » 09:37 06-Mayıs-2010

(BİR BAŞKA AÇIDAN) Ömer Öngüt kimdir?
Tarih: 30.10.2003 Saat: 23:50 Yayınlayan: Isbara_Alp
...
İslam alemi üzerinde, insanlık için kötü emelleri olan Yahudilerin ve işbirlikçilerinin hiç haz etmedikleri, düşmanlık besledikleri bir din büyüğü Ömer Öngüt.

Hakkında bilgi toplamaya, sizlerle paylaşmaya çalıştık. Kendisini eleştiren, düşmanlık edenlere bakınız ne güzel cevaplar vermiş.

Cemaatlere Eleştiri:
Hiç kimseye asla garaz ve düşmanlığımız yoktur. Fakat hiç kimsenin küfrüne rızâ gösterenlerden de değilim.
Biz ancak Allah-u Teâlâ'nın hükmünü ortaya koyarız ve o hükme göre onlara cevap veririz. Binaenaleyh ilâhî emirden çıkıp kendi arzusu ile kendi ismi altında ayrı bir din kurucuların üzerine gider ve hep Âyet-i kerime'lerle hakikati ortaya koyarız.

Bizim bütün gayemiz ümmet-i Muhammed'in birleşmesi, Nur-i Muhammedî'nin yayılmasıdır. Onun içindir ki bu bölücülerin bu yanlış hareketlerini açık olarak arzederiz. Fakat hiçbirisinden cevap gelmiş değildir. Bunların hepsinin hakkında kitaplarımız vardır;
“Âhir Zaman Âlimleri”,
“Dinine ve Vatanına İhanet Eden, Nankör Bölücü, Sahte Halife, Sahte Kahraman, Cemalettin Kaplan ve Oğlu’nun İçyüzü”,
“Küfrü Hoş Gören Narcılar’ın İçyüzü”,
“Refah Dini’ne Mensup Mahmud Efendi’nin Mollalarına Cevaptır”,
“Dinleri Süleymancılık, İmanları Para, Has Huyları Gasp, Meslekleri de Dilencilik Olan Süleymancıların İçyüzü”
Ve bu kitaplara şimdiye kadar hiçbir zaman cevap verilememiştir. Mahkemeye başvurmuşlarsa da hiçbir mahkemeyi kazanamamışlardır. Bütün deliller de elimizde mevcuttur. Sizin deliliniz var mı? Haklı olduğunuza dair bir delil göstersenize!
Diyanet derken bizim sözümüz eski Diyanet reisine idi.
Dinimiz İslâm birdir, Kitabımız Kur’an-ı kerim'dir, Peygamber'imiz Muhammed Aleyhisselâm'dır, müslümanlar kardeşimizdir. Her müslümanı kardeş olarak tanırız. Çünkü Cenâb-ı Hakk Âyet-i kerime'sinde: “Müminler ancak kardeştirler.” buyuruyor. (Hucûrât: 10) Ancak bir isimle bir din kurmuş, İslâm cemaatini bölemeye çalışmış, bir taraftan maddesini, bir taraftan imanını çalmış olanların üzerinde ahkâm ile hareket ediyoruz ve üzerlerine gidiyoruz. Ümmet-i Muhammed'i birleştirmek için her bölücünün bölücülüğünü bu şekilde söndürmeye çalışıyoruz. Asıl gayemiz, Nûr-i Muhammedî’nin yayılması, müslüman kardeşlerimizin Allah ve Resul’ünde birleşmesidir. Tefrikaya düşüren bölücü ve tahripçilere emniyet ve iktidâ etmeyiniz. Zira onlar “Cumayı kıldırmamak”la müslümanları münafıklığa, “Fâiz almak helâldir.” diyerek küfre itiyorlar.
Kur’an-ı kerim’de zekât verilecek yerler apaçık belirtildiği halde, gayesi dışında menfaatleri için zekât topluyorlar. Fakirin hakkını gasbediyorlar. İslâm düşmanları ile işbirliğine giriyor, iman ile küfrün karışmasına çalışıyorlar.Bu hareketleri ile hem İslâm’ı aslından uzaklaştırıyorlar, hem Ümmet-i Muhammed’in bölünmesine, hem de güzel vatanımızın parçalanmasına sebep oluyorlar. Gerçekten Allah ve Resul’ünde birleşelim ki, iç ve dış düşmanlara karşı mücadele edelim.
Bu Âyet-i kerime’lerle, bu gerçeklerle, kendi tuttukları yolun vicdanlarında bir muhasebesini yapıp kararlarını versinler. Ya Âyet-i kerime’lere inanacaklar, bölücülükten vazgeçecekler; ya da inkâr edecekler, yoldan çıktıklarını kabul edecekler.

Bize diyorlar ki “Siz bu beyanları ne cesaretle yaptınız, korkmuyor
musunuz?” Evet, Allah’tan korktuğum için yapıyorum. Bu âciz kulunu dilerse alır, dilerse bırakır. Bu bizim için farksızdır. Hiç kimseye aslâ garaz ve düşmanlığımız yoktur. Fakat hiç kimsenin küfrüne rızâ gösterenlerden de değilim. Mühim olan “Ey kulum! Müslümanları kendilerine çekip fitne çıkaran, Ümmet-i Muhammed’i paramparça yapan bölücüleri görmedin mi? Onlara karşı ne gibi bir müdahalen oldu?” suâline karşı “Yâ Rabbelâlemin! Bu hâdim-i dervişân, Ümmet-i Muhammed’e yönelen fitne ateşini elimden geldiği kadar söndürmeye çalıştım. Kullarını Allah ve Resul’ünde toplamak ve birleştirmek için tâkatim nispetinde gayret ettim. Rızândan gayrı kimseden bir şey beklemedim ve korkmadım.” diyebileyim. Hakikat yolunu arayana yolunu tarif etmeye çalışıyoruz.

Biz hiç kimseye bağlı değiliz, kimseden de bir şey beklemiyoruz. Biz ancak Hazret-i Allah ve Resul’üne -sallallahu aleyhi ve sellem- sığınırız. Onun içindir ki cesaretle konuşuyoruz. Kimseden de korkumuz yok. Biz “İLÂHÎ GÖRÜŞ BİRLİĞİNE DAVET” ederiz. Gelenlerin gönüllerine Hazret-i Allah ve Resul’ünün -sallallahu aleyhi ve sellem- muhabbetini ve emirlerini koymaya, her türlü bölücülükten arındırmakla yalnız Hazret-i Allah ve Resul’ünde -sallallahu aleyhi ve sellem- birleştirmeye, aralarında gerçek bir kardeşliğin tesisine gayret ederiz. Devlet ittifaktan doğar, devletsizlik ise nifaktan. Müslümanların birbirine yaklaşmaları, birleşmeleri, aralarında bir dayanışma husule gelmesi en büyük arzumuzdur. Hakk Celle ve Alâ Hazretlerimiz’den niyaz ederim ki fakirin bu arzularını basiret sahibi din kardeşlerimin ibret kulaklarına ulaştırsın, feyiz ve bereketini de ihsan buyursun.
Muhakkak iç ve dış din ve vatan düşmanlarına karşı yekvücud olmamız lâzım.

..........
http://www.doguturkistan.net/modules.ph ... le&sid=389
Mehmet Selim Polat
Kullanıcı avatarı
mselimpolat
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
 
İleti: 28
Kayıt: 20:25 05-Mayıs-2010

Re: ÖMER ÖNGÜT KULLANILIYOR. BÜYÜK TEFKİKAYA SEBEP OLUYOR

İleti Ebu Huzeyfe » 11:46 06-Mayıs-2010

Ömer Öngüt'ün bu açıklamaları sadece kendi sapıklığını ve cahilliğini ispattan başka bir şey değil. İlmi alt yapısı sıfır olan bir cahil kalkıp kendinden başka herkesi -özellikle cemaat ve parti liderlerini- tekfir edip sonra da pişkin pişkin "hiç bir cemaate ve şahsa garezimiz yok, biz Allah'ın açık hükümlerini söylüyoruz" demesi sefahet ve hamakatini gösterir sadece!

Allah bu ümmeti o ve benzerlerinin şerlerinden muhafaza etsin!
Resim HAYAT; İMAN VE CİHAD!
ResimResimResim
Kullanıcı avatarı
Ebu Huzeyfe
Misakonline Yönetim Kurulu
Misakonline Yönetim Kurulu
 
İleti: 13194
Kayıt: 15:14 27-Ağustos-2004
Konum: İstanbul


İslami Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir